17 Nisan 2012 Salı

Bana huzur veren yurdumun bir köşesi.....

      Sabahları yataktan kazınarak kalkıyorum,bu iyiye işaret. En azından yükselme belirtisi yok,gece uykularıma hemen dalıyorum, kesintisiz uyuyorum. Daha ne olsun ben bu baharı kazasız belasız atlatıyor gibiyim. Bu arada haftasonunun dopingi de gözden kaçırılmaması gereken bir ayrıntı oluyor. Bir önce ki yazım fotoroman tadında oldu,okuyanlar görmüştür her bir kare ömre bedel.
   İlkokul arkadaşlarımdan Nazan ile irtibat kurdum,sağolasın Facebook. Dün akşam yürüyüşümü diğer bir ilkokul  arkadaşım sevgili Nergiz ile yaptım,azıcık vitrin bakar gibi yürüdük ama olsun. İlk yürüyüş olunca, daha tempo tutturamadık. Bir de konuşacak ne kadar çok birikmişimiz var. O yıllardan ortak tanıdıklarımızın hal ve gidişatlarından bir bir haberdar oldum. Akşam da Pinarikocuğum ile haftasonu kritiği yaptık. Kah güldük, kah hüzünlendik. Bildiğim birşey varsa biz, bize iyi geliyoruz. Pinarikomda geceleri yürüyüş yapıyor,kulağında kulaklıklar doğrusu iyi tempo tutturuyor.
  Ben bugün sinemaya gitmeye niyetliydim,ancak dönüş yolunda trafik bir sebep ile felç oldu. Balçova girişinde bir saat onbeş dakika olduğumuz yerde çakılı kaldık. Doğal olarak sinema yarına kaldı,yürüyüş saati sarktı. Ben otobüste oturarak giden gruptan olduğum için hiç değilse ayaklarım isyan etmedi,müzik dinlediğimden de vakit daha kolay geçti. Eh işte Büyükşehirde yaşamanın azapları da bunlar. Evde okursam hemen uykumu getiren kitabımı iş yerine götürdüm,çantamda olsaydı kitap yarılanmış idi.
   Bugün haftalardır kaçtığım endokrinoloji randevuma gittim,sadece tiroid hormonlarıma ve açlık tokluk kan şekerime bakılacak. Durum vahim şeker için ilaç başlanabilirmiş of of oofff,ilaç içmeyi hiç sevmiyorummm.
  Bana huzur veren yurdumun bir köşesinde yaşıyor olsaydım bütün bunlar ne dert olurdu ne de keder.
Haftasonu yağan yağmurun limondaki damlacıkları
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir