29 Ekim 2012 Pazartesi

Lorlu kırmızı biber dolması

   Bayram öncesi hafta sonu özel bir misafirim yemekte idi. Çok özel hazırlıklar yaptım,ne yalan söyleyeyim epeyice özendim. Zeytinyağlı dolma biraz diri bulundu,soğuk mezeler sınıfı geçti,fırında somon balığı biraz fazla kızarmış ancak beğenildi,zeytinyağlı enginarlı iç bakla çok ama çok beğenildi,tam yağlı beyaz inek peyniri seçimim on üzerinden yirmi aldı. Hali ile ben pek şımardım,anılarımda özel yeri olacak bir gece  oldu.

Abartılacak bir şey yok ama çok beğenildi çok
   Bu akşam yemeğinde yaptığım lorlu kırmızı biber dolmasının tarifini paylaşmak istiyorum. Genellikle göçmenlerin bildiği bir soğuk yemek olan bu dolmayı beğeneceğinizi umuyorum.
  Malzemeler: 8 adet iri etli kırmızı biber
                     200 gr. tulum loru
                     2 adet yumurta
                    1/2 demet maydanoz
Yapılışı: Kırmızı biberler yıkanıp kurulanır,saplarından patlatılak çekirdekleri temizlenir ve fırın tepsisine sıralanır. 180 derecede sadece üst ızgara yakılarak kabukları soyulabilir şekilde közlenir. Ters yüz yapılarak biberin her yanı közlenir,soymak için soğuması beklenir. Diğer tarafta tulum loru ile yumurta ve ince ince doğranan maydanoz iyice birbirine yedirilir,soğuyan biberlere bu harç doldurulur. Teflon tavaya çok az zeytınyağ dökülür ve biberler orta ateşte iki yüzleri kızartılır, kağıt havluya alınarak yağı emdirilir. Soğuduktan sonra ister dilimleyerek,ister bütün olarak servis edilir. Afiyet olsun.


17 Ekim 2012 Çarşamba

Güzel günler gelecek,daha güzel günler

    Son günler bir keyif bir keyif nazar değmesin diyorum. Günler birbirinden heyecanlı geçiyor,ben yüreğim pır pır. Çok şükür ki olaylar gayet olumlu yönde gelişti de bütün komplo teorilerim boş çıktı. Bir aksilik olmaz ise bir ay sonra bu zamanlarda İngiltere'de ki arkadaşım ile Londra sokaklarını adımlıyor olacağız. Üç haftalık sancılı bir bekleyişten sonra güç bela İngiltere vizeme kavuştum. İngiltere vizesi için istenen tüm evraklar bir asıl ve bir fotokopi olarak toparlandıktan sonra en önemli olan evrak hiç şüphesiz sağlam bir davet mektubunuzun olması,işlemleri sanırım kolaylaştırıyor.
   Bu bayramı da önce arkadaşım da sonra oğulcuğum  da geçirecek olmak içimi tarifsiz bir mutluluk ile dolduruyor. Gene İstanbul yollarına düşmek,beni hiç ama hiç yormuyor. Canım oğlum ile geçireceğim günleri iple çekiyorum,şimdiden kafamda çeşit çeşit yeme içme alternatifleri dolanıp duruyor.
   Bayram tatilinden sonrada İngiltere için yol hazırlıklarına başlarım,bir bakmışım yeni yıl planları yapıyorum. Bu arada evimin satış işi oluverse benden bahtiyarı olmaz.

Bir kadeh ev şarabını da çok ama çok özledim
 

9 Ekim 2012 Salı

Güneşi doğdurdum...

     Ben yine bu hafta sonu üşenmedim,yorulmadım,sıkılmadım git git memleketimin o ücra köşesine gittim. Çimen kokusuna karışan melisa kokuları arasında yenen yemekler,yapılan sohbetler unutulmaz unutulamaz. Sabah denizi,öğlen denizi,akşam denizi gibi sosyal faaliyetleri de sayarsak yine dolu dolu iki gün iki gece geçirdim. Yapılan,yenilen lezzetleri ise burda saymak istemiyorum,malum ben iki haftadır rejim yapabilme gayretindeyim. İngiltere için vize bekliyorum,evimin satılmasını bekliyorum,bayram gelsin İstanbul'a gitmek istiyorum,rum rum rum....
   Pazar sabahı güneşi doğdurdum ya içim kımıl kımıl,hayırlara vesile olsun diyorum......

Saniye saniye doğuşu izlemek müthiş keyifli idi
      

4 Ekim 2012 Perşembe

SAVAŞA HAYIIIIIRRRR.......


    Yüreğime bir ateş düştü yanıyorum,yanıyorum. Bir anne ve çocukları günlük işlerinde güçlerinde uğraşırlarken hain bir top mermisi yaşamlarını bitiriverdi. Bu savaş bizim savaşımız değil,bunu bir de vekillerimiz anlasa idi.

2 Ekim 2012 Salı

Beklemek hep beklemek...

    Güzel bir hafta sonu tatili sonrasında sisli bir sabah ile haftaya başlamak biraz tezat olmakla birlikte, yeni umutlar yeni hafta başlangıcı için içimi ferah tutuyorum. Gelecek günlerin bolca sağlık,huzur getireceğini umuyorum. Bir yanda satılmasını beklediğim bir ev ,diğer yanda maddi olarak düze çıkmayı bekleyen bir ana oğul. Kör topal sağlık problemi yaşamadan günlerimizi idare etmeye çalışıyoruz,yine de bu günlerimizi aramadan daha daha iyi günlere ulaşmayı diliyorum. İçinde bulunduğumuz şartlardan kendimize mutluluk kırıntıları çıkarmayı bilmiyor değiliz ama yine de hep bir şeylerin beklentisi içinde olmaktan da kendimi alıkoyamıyorum. Halbuki biz üç kanka birbirimize söz vermiştik arzu havuzumuzu küçük tutup,beklentileri ortadan kaldıracaktık tık tık.  
   İki haftadır Pinariko ile gidip geliyorum bu da son derece konforlu bir durum oluşturuyor. Laflarken laflarken yolun nasıl geçtiğini anlamıyoruz bile,güne başlamak ve bitirmek oldukça keyifli oluyor. Birbirimize ufak ufak fikirler vermek de pek hoş oluyor,genellikle olumlu yaklaşımlarımız olduğu için ne şiş yanıyor ne kebap. Daha güzel günlere hep birlikte kavuşabilmek en büyük dileğimiz,daha güzelin ölçüsü kişiden kişiye değişsede.
   Bu haftadan sonra, yaklaşık on gün sonra gibi ben kurtlanmaya başlarım. Bunun sebebi şu meşhur İngiltere vizesinin sonucunu beklemek yine beklemek.

Dileklerimi yazıp iplere mi assam
   

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir