29 Mayıs 2012 Salı

Kısa bir mola...

 Yolculuk İzmir'de yağmur, yollarda ise  bulutlu başladı
Biraraya gelince yol güzelleşti,hava açtı
Alatepe'de akşam yemeği molası
Eve tepeden bakış
Güneş bulutların ardından battı
Güne pırıl pırıl bir havada,limon ağacına bakarak başlamak
Enginarların hakkını verdik

Akşamların keyfi bu sofralar da çıktı


Yol öncesi aperatifimiz

Dönüş,Bafa'da gün batımı










23 Mayıs 2012 Çarşamba

Mayıs'ın 22'si...

  Günler bir koşuşturmaca içinde geçip gidiyor,biz faniler ömrümüzden ömür tüketiyoruz. Bu döngü doğal olarak hep böyle geçecek,ancak bu geçişlerde şöyle bir etrafa bakabilmeyi,yolunun üstünde ki leylağın kokusunu doya doya içine çekebilmeyi,tepelerden inerken denizi kucaklayabilmeyi başarmak gerekiyor. Dün benim için oldukça zorlu bir gündü,sabah bir arkadaşımın kuzeni meme kanseri teşhisi almış onun muayenesi ile uğraştım. Yanıbaşınızda ben iyiyim,moralim iyi derken kara gözlerinden içine gözyaşlarını akıtan bir kadın. Anneme kötü şeyler olmasın diyen iki çift göz,çok konuşarak endişelerini bastırmaya çalışan bir adam. Ben de ise empati tavan yapmış hönküre hönküre ağlamak istiyorum,kelimelerimi tek tek dikkatlice seçerek iyilik meleği vasfıma uymaya çalışıyorum.
   Dün birde anacığımın ölüm yıldönümü idi. Eski yıllara göre daha sakinim ama yine de yüreğimin sızısı hiç 9 yıl geçmiş gibi değil,hala çok taze bir acı yaşıyorum. Canım annemi o kadar çok özlüyorumki,kokusunu,sıkı sıkı sarılmasını. Yavrummm ben size doyamıyorum hep gözümün önünde olmanızı istiyorum demesi kulaklarımdan gitmiyor. İyi ki 16 yıl iki apartman ötesinde oturmuşum,oğluma olan katkılarını saymakla bitiremem ve o konuda hakkını hiç ödeyemem. Oğlum tilav diye tutturduğunda cezvede pilav pişirivermesi,onunla bir yetişkinle konuşur gibi konuşması,benim gece nöbetlerimde oğluma beni hiç aratmaması dahası dahası işte bugünkü olgun,oturaklı laflar konuşan adam gibi adam bir oğula sahip olmamı sağladı. Teşekkürler anne iyi ki senin kızınım,iyi ki oğlumu birlikte yetiştirdik,hakklarını helal et......Seni çok ama çok seviyorum, her nerde ve kiminleysen çok ama çok mutlu ol,bu dünyada olamadığın kadar huzurlu ol öptümmmm kocamannnn...........


Anneler gününde yanında idik
                      

17 Mayıs 2012 Perşembe

Günler günleri kovalar...

    Çocuk bayramı,işçi bayramı,gençlik bayramı derken derken mayıs ayını da yarıladık. Ben neler yapıyorum;haftanın beş günü işimin başındayım,düzenli bir şekilde evden işe işten eve döngüsünü sürdürüyorum. Arada sırada Pinarikoma uğrayıp hal hatır sormaca,yemek yemece,Fetoşumuzu aramaca. Haftasonlarım hep dolu,hatta gitmem gereken bir iki yeri hiçbir haftasonuna yerleştiremedim. Babam ise sezonu kapatıyor ve her haftasonu dağcılık kulübü ile hep kampta hep kampta. Sonuç olarak baba kız durmaksızın geziyoruz,sağlıklı olalım ve gezelim diyorum. Bütün şu harala gürelenin arasında hiç derdim yok mu sanıyorsunuz;,mesela daha evim satılmadı,dizimden rahatsızım çok rahat yürüyemiyorum veeee en önemlisi oğlumu çok ama çoookkkk özledimmm.



Sitede bahçeler gül deryası 
     

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler günü ve ben

   Dün sabah yayıla yaymalana 11'e doğru yataktan kalkabildim. İçime bir ilham geldi ve kardeşime gitmeye ordan da anneciğimin mezarına gitmeye karar verdim. Benim anacığım 9 yıl önce bir mayıs akşam üzeri bizi öksüz bırakıp gidiverdi. Biz her yıl anneler gününde,ölüm gününde,bayramlarda mezarlığın yolunu tutar anacığımı ziyaret ederiz. Yalnız ben son yıllarda biraz aksattım,öneriler üzerine ziyaretlerime biraz ara verdim.
  İşte bu yıl da bu kısıtlamayı kaldırıp yine anacığımın huzuruna vardım. Dün canım kardeşim ve karısı bana balık ziyafeti çektiler,bende yeğenim çok sevdiği için midye götürmüştüm. Özleşmişiz sohbet muhabbet şamata gecenin sonunda kupayı alamadıkları için hüzün. Beni kupa çok ilgilendirmediği için erkende tumba yatak yapıyorum.


  Sabah 10 gibi kalktık,Çiçekliköy'e kahvaltıya gidiyoruz. Karadut adında bir mekanda güç bela kahvaltımızı ediyoruz. Sanki bütün Bornova kahvaltı için orda idi,hali ile servis biraz aksadı:(( Olsun biz çekirdek aile gayet keyifli idik. Kahvelerimizi evde içtik ve anacığımızın yolunu tuttuk.
  Kardeşçeğizim mis kokulu karanfiller ve annemin çok sevdiği Bodrum çiçeklerinden aldı,anneme götürüp diktik. Her cuma sularsa çok güzel olacak. Dualarımızı okuduk,hüzünlendik ve onu yalnız bırakıp ayrıldık.
  Ben teyzeme uğradım,kuzenim de orda idi. Biraz lafladık ve ben hemen eve gitmek için kalktım.Teyzemin hep hastalık şikayetleri beni bayıltıyor. Eve geldim eşyalarımı bırakıp hemen pazar alışverişi için çıktım. Dönüşte bir arkadaşım var annesini yeni kaybetti,onu aradım. Karşılıklı makaraları koyverdik,sık dişini sık dişini nereye kadar.  Bu arada benim oğluş da gün bitmeden kutlamasını yaptı. Allah acısını göstermesin,iyi ki o benim oğlum birtanem. Daha uzuuuunnnn yıllar anneler günü kutlamak dileği ile.

8 Mayıs 2012 Salı

İç Baklalı Enginar zeytinyağlı...

        Geçen hafta salı tatil,çarşamba yarım gün işi kaytarmaca derken  bir çırpıda bitivermişti. Ama bu haftaya daha pazardan itibaren monoton başladım. Zaten her akşam yaptığım keyif dolu telefon görüşmeleri de askıda,bir parça modum düştü sanki. Bugün sevgili hocama asistansta bulundum,benim eksik getirdiğim malzemeye rağmen çok başarılı bir girişimdi kendimizi kutluyorum. Dönüşte çok özlediğim için Pinarikomu aradım gel geeellll diye çığırınca hemen onun durağında iniverdim. Kuzuyu etütten alıp eve geldik hemen bir kadeh aslan sütü eşliğinde kabak kalye,salata ve zeytinyağlı bezelyeli enginar yemeklerine yumuluverdik. Haaa bu arada ısrarla Viber'den Fetoşumuzu ve diğer bir arkadaşı daha ısrarla arıyoruz,hatta birine sms tacizinde bile bulunuyorum. Neyse ki ikisi ile de konuşmayı başardık. Mutluluk tavan yaptı çünküüü Carte d'or Maraş usulu kesme dondurma'dan iki dilim beni uçurdu dermişim. Arkadaşlar ben oburum obur bu bilinen bir gerçek,tabii sizleride özledim yemin billah ediyorum yaaaa darılmaca yok. Yine sohbet çığırından çıktı bugün yemek tarifi yapacağım,çünkü Pinarikom çok özlemiş yapmamı istedi bende sizinle paylaşayım  dedim. Buyrun size zeytinyağlı iç baklalı enginar tarifi;
  500 gr iç bakla
  4 adet enginar
  2 adet orta boy kuru soğan
  1 demet(8-10 dal) dereotu
  ½ çorba kaşığı tuz
   2 adet kesme şeker
   1 çay bardağı sızma zeytinyağı
Ayıklanan enginarların bekletildiği su için;
    2 litre su
    2 adet limon
    1 çorba kaşığı un
Yapılışı;  Temizlenmiş ayıklanmış almadıysanız önce baklaları ayıklayınız,yine ayıklanıp sakalları kesilen enginarları limonlu unlu suda bekletin.Diğer tarafta ince ince doğradığınız soğanları zeytinyağında önce harlı sonra kısık ateşte tuz ve şekeri de ilave ederek eritin. Daha sonra iç bakla ve her bir çanağı dörde bölerek enginarlarıda soğana ilave edin ve 6-7 dakika soteler gibi sık sık karıştırarak pişirin.




     Enginarların içinde bekletildiği limonlu unlu sudan 4 su bardağını tencereye ilave edin. Önce harlı, malzeme kaynayınca mum alevinde(ocağın ateşi kapatılmadan önce ki son tık) 1 saat pişirilir. Tencerede soğumaya bırakılır,daha sonra servis tabağına alınan yemeğin üzerine ince ince kıyılan dereotu serpiştirilir. Afiyet olsun.


    Çok nefis bir rakı mezesi olabiliyor yanında 1-2 dal taze sarımsakda ayrı bir lezzet katıyor,naçizane sunum önerimdir.

6 Mayıs 2012 Pazar

Kulağım telefonda

    Haftasonumu yine bolca yayılarak geçiriyorum. Cumartesi oğlumun babaannesini evinde ziyaret edip geçmiş olsun dileklerimi sundum. Orda beni birde sürpriz bekliyordu,oğlumun cici annesi ve cici kardeşi ile tanıştım. Hatta bir ara ufaklık benim kucağımda hopluyordu. İlerleyen saatlerde oğlumun babasıda bu kareye katıldı. Oğlumun küçük halası bu tabloyu eş,dost,hısım akrabaya yayınladı. Hayat ne garip rüyamda görsem,hayır mı şer mi diyeceğim bir durum. Hepimiz çok olgun davrandık ve çok neşeli bir aile yemeği yedik. Ne hissettim,acıma ve acıma. Allah  o küçük yavruya acısın ve bir ömür aile birlikleri devam etsin. Bana göre neyse o,adam gene aynı adam ve can çıksa huy çıkmıyor.
   Uygun bir saatte kalktım ve hızlı trenim ile evime döndüm. Anılarımın arasına bu ekzantrik gece de katıldı. Tüm bu harala gürele arasında benim kulağım telefonun sesinde çoookkk uzaklardan birinin aramasını bekledim durdum. Bugün bu saat oldu hala tık yok,artık merakla karışık kızıyorum amaaaaa.
    Oysa ben bu sabah bu sahilde olmayı çookkk isterdiiimmmmm;



3 Mayıs 2012 Perşembe

Mayıs geldi,hoş geldi.....

   Geride kalan haftasonumu yine pek hareketli geçirdim. Babam Tire Bademler beldesi'nde kamp sezonunu açarak vakit geçirince,ben yine ev partileri ile haftayı kapattım. Işın ve Sabri çiftini bol muhabbetli,sohbetli bir sofrada ağırladım. Işın İstanbul'dan iş gezisinden dönüyordu,havaalanından doooğğğru bana geldiler. Uzun günler,haftalar oldu biz laflayamamıştık. Program öğleden sonra belli oldu ama ben tabiri caiz ise döktürdüm. Ben Işın ve Sabri ile içki içmeyi pek severim,ancak ev sahibi olarak otur kalk hizmetlenirken pek içki ayarımı tutturamadım. Gecenin sonunda zurna olarak Işın başı çekti.
  Biraz da yediğimiz içtiğimizden bahsedeyim;yoğurtlu havuç,yoğurtlu çiğ semizotu,fava,piyaz,köz patlıcan
 salatası,çiğ köfte dadduruktan(bunun hikayesi anlatılıcak),sivri küçük turşu biber,Ezine koyun peyniri,bol yeşillikli marul salatası.

Misafirlerim gelmeden az önce
     Tabii her zamanki gibi muhabbetin baş konukları babalarımız idi. İki zıt karakter olan babalarımız huysuzluk konusunda ortak müşterekte buluşuyorlar ya,helal olsun. Ama annelerimiz onları bize emanet edip gitti,biz bu duruma katlanacağız başka çaresi yok. Çok şükür oğlanlardan yana bir sıkıntı yok,onlar görüşmüyor ama biz onların ilkokul yıllarından bu yana hep bir aradayız. Dilerim bu dostluğumuz bir ömür sürer gider. Yine yemeklere dönelim;zeytinyağlı enginarlı iç bakla hem zeytinyağlı hem ara yemek olarak damaklarımızı şenlendirdi,ana yemek ise Sema görümcemden öğrendiğim soy soslu Çin usulu sebzeli tavuk. Ben daha önce kağıt kebabı şeklinde sundum onu yiyen arkadaşım çok övgü dolu sözler söyledi bu kez de  pişirme kağıdını gondol şeklinde yapıp üstüne kaşar koymak gibi bir gaflette bulundum:(( Açıkçası kaşarı eritip kurutunca(laflamaktan) pek iç açıcı olmamış idi. Ama canlarım pek de severek yediler. Fazla fotoğraf yok ama yine de bu tavuğu tarifi verilecekler listesine aldım. Gece uzun sonunu bir tatlı ile taçlandırmak gerekiyor idi,o da(bir arkadaşımın kulakları çınlasın:)) jöleli çilekli irmik tatlısı. Yapımı çok basit ama görünüş ve lezzet nefis oluyor,onun da fotoğrafını çekmemişim ilk yaptığımda fotoğraflayıp tarif vereceğim. Laf lafı açınca ben rekorumu kırdım gecenin yarısından sonra uyudum,olsun kırk yılda bir olur o kadar çok güzel bir gece idi.
     Pazar sabahını pazar öğlesine çevirip biraz kendimi şımarttım,daha sonra da enginar alışverişi için pazara gittim. Enginarlar çok enfes görünüyordu 6 tane hemen pişirmek için 6 tanede buzlukta saklanıp Acanım için aldım. Eve gelince Pinarikom aradı çok hasta ders çalışıyor ve aaççç. Analık damarım kabardı hemen bir sefertası hazırlayıp kuzucuğuma götürüp onu doyurdum. Bir pazar da böylece geçip giderken telefon konuşmaları beni manikletti ve pazartesi öğleden sonra yurdumun o çok özel  köşesine yolcu  olmaya karar verdim. Bir tam gün ve iki geceden oluşan kaçamak herşeye değer dedim ve gittim.


Taş eve ulaşan patika ve yeşilin her tonu
   Pazartesi gece dokuz gibi eve vardım,sofra hazır, balıklar hazır,çingene salatası en lezzetli hali ile baş köşede. Çok nefis bir yemek oldu,bir taraftan sulanmakta olan bahçenin yeşil kokusu anlatılmaz yaşanır.
Salı günü bir tembellik sorman gitsin,nefis bir sabah kahvaltısı onca yola değer dedirtiyordu.


Yumurta sarısı değil turuncusu bu

Denize baksam hep, ufuklara dalsam hep
Öğleden sonra da ben sezon açılışı yapıp tumba denize daldım. Eve dönüp zeytinyağlı iç bakla pişirdik,mezgit  yedik nefisti nefis. Hemen sabah oldu,uyuklayarak İzmir'e dönüş pek tatsızdı.



Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir