12 Kasım 2013 Salı
An itibarı ile....
Evet an itibarı ile 10 000 kişi benim yazılarıma tıklamış olacak. Oğlum eteğinde ki taşları dökersin diye bana bu blogu açtığında bu rakamları hiç de düşünmemiştim. Kim ne amaçla ve ne tür bir beklenti ile benim yazılarımı okudu ise hepsine sonsuz teşekkürler ediyorum.Tamamen içten gelen ne yazmak istedi isem yazdığım basit karalamalar diyeceğim bu denemeler bu kadar kez okundu ise ne mutlu bana. Şimdi politikacıları iyi anlıyorum şu an ben bile ne vaatler veresim var bilemezsiniz. Bir kere her gün mutlaka iki satır yazacağım demek istiyorum,yemek tariflerimi de paylaşmak için pek nazlanmayacağım,seyahat yazılarımı da sıcağı sıcağına yazacağım. Eh artık kim tutar beni ver elini 100 000 okuyucu....
5 Kasım 2013 Salı
Gap turu ile bayram halleri...
Bayram gelir hoş gelir demiş atalarımız,ancak biz anneciğim olmadan bayram neşesi yaşayamayalı on yıl oldu. Bu bayram babam memlekette akrabaları ile olmak istedi,oğlum yaz geçti ayağım suya değmedi dedi haklı olarak o da güneye gideceğini belirtti. Benim gideceğim adresler belli onlarda uygun olamadılar, bana da yollara düşmek zamanıdır deyip uygun tur bulmaya koyuldum. Arayan bulurmuş derler,mevsim koşulları en uygun Güney Anadolu gibi geldi. Ikındım tıkındım taksit kredi kartı falan derken kendimi turda buluverdim. Bayram öncesi kardeşimi ve ailesini minik bir bayram yemeği ile ağırladım,bu çok içime sinen bir şey oldu. Bir gün sonra bir baş sağlığı ziyareti ve canım anneciğimi ziyaret ile gönlüm huzur doldu. Arife sabahı çok erken bir saatte Adana'ya uçarak turumuz başladı. Yedi gün sürecek kara yolculuğumuz bilinmezler ile başladı. Ben sabah kahvaltısı almadım sert bir kahve ile güne başladım,bu arada iki bayan havaalanında unutulmuş... İlk durak İskenderun bir çay molası ve kordonundan küçük İzmir'i izledik,sırada Antakya var.
Antakya da yöresel tatlarla tanıştık,gezi boyunca birlikte olacağım arkadaşlarım ile öğlen yemeği sofrasında kaynaşıyoruz. Antakya çarşısında dolaşıyor cami ve kilise ziyaretleri yapıyoruz,serbest zamanda kah ceviz reçeli arıyoruz kah ilgimizi çeken yiyecekleri tadıyoruz. Akıllarda yer edecek Çınaraltı Künefe Yusuf Usta bundan böyle künefede bize ezber bozdurdu. Otelimiz turun en güzel oteli idi,set menu olmasına rağmen pek çok mezeyi tatma şansımız oldu. Antakya'dan zihnimde altta ki fotoğraf kalacak.
Sabah açık büfede akşam ki tüm mezeler kahvaltıda idi. Antakya dan ayrılıp Kahramanmaraş'a varıyoruz. Bayramın birinci günü olması sebebi ile her yer kapalı çarşı gezisi iptal,bizde Maraş dondurması ve baklava ikilisini tatmadan şehirden ayrılmaya niyetli değiliz.
Uzun yollar kat ederek yol üstü köprüler, tümülüsler ziyaret edilerek nihayet Adıyaman'a varıyoruz. Hepimiz heyecanla Nemrut tırmanışını gerçekleştiriyoruz,gerçekten dillerimiz iki karış dışarıda hele ben zirveye ayaklarım titreyerek varıyorum. Ben çok etkilenmedim güneşin denizden batışı bana daha etkileyici geliyor. Bitap vaziyette otelimize vardık. Tur boyunca sabah erken hareket edildiği için odalarda toplanılıp konuşulamıyor erkenden uykuya yenik düşüyorum.
Sabah yine erken saatlerde yollara döküldük,ilk olarak Diyarbakır surlarını geziyoruz,Batman üzerinden Hasankeyf'e hareket ediyoruz.El-Rızk Camisi,Artuklu köprüsünü görüp sular altında kalmadan önce bir kahve içerek manzarayı zihnimize kazıyoruz.
Rüzgarın esmeye kıyamadığı şehir Midyat'a doğru yol alıyoruz,uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra programda olmasına rağmen Mor Gabriel Manastırını görememek hepimizin canını sıktı. Midyat'ta güneşi batırıp gecelemek için Mardin'e geçiyoruz,iki gece burdayız.
Sabah daha makul bir saatte yola çıktık ilk önce Dayrülzaferan Manastırını daha sonra kilise,cami müze gezileri ile kültür açlığımızı giderdik. Dünkü gidemediğimiz manastır yerine Dara antik kenti gezdirilerek rehberimiz gönlümüzü almaya çalışıyor nafile bir çaba. Öğlen herkesin tersine biz malum grup Cercis Murat Konağı adında yerel bir restaurant'ta kaburga dolması ziyafeti çektik. Tadı damağımızda yer etti sanırım sadece bunu tekrarlamak için bile Mardin'e gelebiliriz. Öğleden sonra yine müze,cami ziyareti yapıp serbest zamanda da çarşı ve sokakları arşınlıyoruz.Yorgun argın otelimize dönüp yemeklerimizi yedikten sonra oteli tanıma turu yapıyoruz ve bir yerel düğünü izlemekten büyük keyif alıyoruz. Sabah yine erken kalkıp Urfa için yollara dökülüyoruz. Yol üstünde 11 500 yıl önce yapılmış dünyanın ilk tapınağı Göbekli Tepe'yi geziyoruz. İlk heykel atölyesinin bulunduğu Göbekli Tepe aynı zamanda tarım tarihinin başladığı yer olarak bilinmekteymiş. Ardından ismi ''Yolların kesiştiği yer''anlamına gelen Harran'a gidiyoruz.
Dünyanın ilk Üniversite kalıntıları,Antik Harran Kenti,kule evler,Rasathane Kulesini gezdik. Ardından eski çağlardan beri doğu ile batının buluşma noktalarının en hareketlisi ve en önemlisi olmuş Şanlıurfa'ya varıyoruz. Şehir turunda Hz.İbrahim'in ateşe atıldığı Balıklı göl,Halil-ül Rahman Camii,Rıdvaniye camii,Bedesten'i geziyoruz. Serbest zamanda Sipahiler çarşısını gezip bol bol alışveriş yapıyoruz. Akşam yemeği sonrasında da Sıra gecesine gidiyoruz.
Sabah makul bir saatte yola çıkıp dünyada siyah gülün yetiştiği tek yer olan muhteşem Halfeti'ye varıyoruz. Güzel bir tekne turu ile Rum Kale'yi,sular altında kalan Savaşan köyünü bol bol fotoğraflıyoruz ve Gaziantep'e doğru yola çıkıyoruz.
Gaziantep şehir turunda Zeugma Antik kentinden çıkarılan mozaiklerin sergilendiği Mozaik müzesini geziyoruz,Medusa cam müzesi,Antep kalesi,Bakırcılar çarşısı ilgiyle dolaşıyoruz. Akşam yemeğimizi otelde almayıp tarihi Bayazhan'ın içindeki bir yerel restaurantta yiyoruz.
Sabah rotamız zengin tarihi ve ilahi dinler açısından önemli bir yerleşim yeri olan Tarsus. Bu gün son günümüz biraz yorgun biraz hüzünlüyüz. Eshab-ı Kehf Mağarası,Tarsus şelalesi ve tarsusun restore edilen güzel tarihi evlerinin olduğu sokakları ilgi ile geziyoruz. Öğlen yemeğimizi hafif geçiştirip akşam Adana kebabı için bileyleniyoruz. Adana'da Sabancı Camii'ni gezip kebap ziyafetine yol alıyoruz. Müessese başarılı bizden tam not alıyor,acılısı,acısızı derken damaklarımızda hoş bir tat grup ile buluşup havaalanına gidiyoruz. Uçak biraz geç ama olsun bir gezi daha mutlu mesut bitiyor gelsin sıradakiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Evet oğluşum çok haklı yine kaygılanacak bişiler buluyorum ya pes yani. Bu güne kadar görmediğim sevgi selinden şımarıp dururken nereden...
-
Yeni yıla uykuda girdim,12'de aramasını beklediklerim erken arayınca ben 12'de tosur tosur uyuyordum.Yeni yılda zinde bir şekilde...