31 Ocak 2012 Salı

Tarihe yolculuk...


Heraklia Antik kenti

 Geride bıraktığımız haftasonunu yine gezip tozmalarla geçirdim. Cumartesi sabah yatak keyfi,kahvaltı ve hoop kuaförümdeyim. Yeni gelen boyayı denedik sonuç başarılı:)) Hazırlanıp ver elini Mediş,biraz erken vardım ama olsun komşu olunca biraz erken gitmek lazım zaten...Benden sonra da bebesini kapan geldi. Medişim yine döktürmüş,şekerli kabak böreği favorimiz hemen evde de uygulanacak. Dönüşte de Savaş eve kadar bırakıverdi sağolsun. Hemen apar topar çanta hazırlandı yarın ki gezi için Bornova yollarına düştüm. Hızlı tren,metro arama tarama Aktif felsefe grubuna ulaştım. Kapora tanışma faslı derken hoş sıcak bir ortam bizi bekliyor gibi. Hay Allah ben söylemedim değil mi? Yarın son 30 yılın en soğuk günü biz Fatoşum ile tarih yolculuğuna çıkıyoruz. Dernekte oldukça sevecen karşılandım,yarın için olumlu sinyaller diye düşünüyorum,umarım yanılmam. Fatoş ya beğenmez ise şimdi de bunu taktım. Hastahanenin ordan Ege ve Fatoş beni aldılar eve gidiyoruz gidemiyoruz,Ege'nin tatlı krizi pik yapmış tatlı arıyoruz:)) Eve varmamızla aldığımız tatlılara yumulmamız bir oldu. Kan şekerimiz toparlanınca keyifler yerine geldi.Bana da ne oluyor ise sabahtan beri tıkınıyorum hala gözüm çöplükte,herzaman ki gibi. O gecenin en keyifli tarafı Ege'nin yeni telefonuma İş bankası ve Wiber programlarını yüklemesi oldu. Bir de müzik arşivi oluşturursam telefonumu daha çok seveceğim. Gece biraz geç yattık benim gözler faltaşı sabahladım desem yalan olmaz.
   Sabah 6 da zıpladık hemen hazırlanıp yollara düştük.Bir sabahçı fırınından gevrek aldık,kumanya sağlam.Tam vaktinde dernek binasının önündeyiz,arabamıza park yeri de bulduk deymen keyfimize.Derneğe çıktık sıcak sıcak çaylar ikram edildi ortam da sıcacık olmuş,Fatoş da mekanı sevdi oh ben de gevşiyorum.Güle oynaya herkesin birbirini tanıdığı çok sevecen bir ortamda yola koyuluyoruz,güzergah benim için çok tanıdık :) İlk durak sabah kahvaltısı için bir köy kahvesi. Zeytin,peynir,gevrek,domates oohh dörtköşeyiz.Bir de dernekte ki kızlar kek ikram etmezler mi ohh ohh durumundayız.Yol şarkılar, türküler eşliğin de çok ama çok keyifli seyrediyor.Benim gözüm sürekli Fatoş'umda neyse o da eğleniyor problem yok.  Güle oynaya ilk durağımız Priene antik kenti'ne geliyoruz.Dağın eteklerine kurulan kente tırmanmaya başlıyoruz,en üstte Athena tapınağı,biraz aşağıda ise Agora,Gymnasium,Tiyatro mevcut.Her bölümü ayrı bir öğrenci anlattı.Şiir gibi pek güzel sunumlar idi,eğlenirken öğrendik.Şimdi ikinci durağımız Miletos antik kenti.Miletos'ta da önce öğlen yemeği molası veriyoruz,grup hep birlikte sandwich yediasitli içecek içti biz iki çıtkırıldım ton balıklı salata yedik. Yine turumuza başladık ilk önce 15 bin kişilik tiyatroyu gezdik,birde akustiği göstermek için bir bey kısa bır tirad seslendirdi.Çok büyük bir hayranlıkla izledik keyifli idi.Tiyatrodan sonra hamamı ve son yağmurlarla sular altında kalan Agora'yı gezdik.Öğleden sonra güneş gitti,ince de bir rüzgar vucudumuzu ısırıyor.Yine yollara dökülüyoruz istikamet bu kez Bafa gölü çevresinde bulunan Heraklia antik kenti .Hem hava iyice soğudu hem yorgunluk emareleri mi başladı nedir grup ıhlaya tıhlaya kenti gezdi.Burda da tapınak ve kaya mezarları çok ilginç idi.Güneşin batışı ve ayın doğuşu çok muhteşem oluyormuş bir daha gelinir mi gelinir.Dönüş yolunda Pınarcık köyü'nde otlu gözleme ve odun ateşinde çay ziyafeti yapıyoruz ooohhh.
                      İzmir için yola çıkıyoruz yol boyunca arka taraf ve ön taraf şarkı yarışması(atışması)yolu pek keyifli hale getiriyor.Son yarım saat yorgunluk,uykusuzluk,huzursuz bacak sendromu,Fatoş'un migreni keyfimizi kaçırmıyor neşeli bir şekilde felsefecilere veda ediyoruz.Ben metro,otobus,otobuste telefonlaşma derken eve geliveriyorum.Mutluyum,mutlusun,mutluyuz.......

26 Ocak 2012 Perşembe

Fakirin ekmeği umut derler.....

  Bugün  müptelası olduğum bloglarda dolaşırken bir duyuru çok ilgimi çekti,becerebilirsem duyurusunu yaptığım bu yarışmadan kazançlı çıkmak istiyorum.Ben ki iki üç yıldır şu sanal alemde geziniyorum henüz bir toplu iğne kazanmışlığım yok,artık vakti geldi bu kez büyük ödül benim....Duyuru şöyle;
    Fotografium Canon 600D profesyonel fotograf makinesi hediye ediyor!Yarışmaya katılarak
  Canon 600D Kit,Manfrotto 055XProb tripod ve Kota 12360-30 sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
    Yarışma Başlangıç Tarihi:06.01.2012  Yarışma Son Katılım Tarihi:29.02.2012 (Saat 23:59)
  Katılan herkese bol şans(kendime iki kere şans:)))diliyorum.

13 Ocak 2012 Cuma

Ocak ayı ortalanıyooorrrrr......

  Evet yılsonu idi,yılbaşı idi derken ilk ayın da ortalarına geliverdik.Çok şükür sağlıklıyız babam ve ben,ancak ufak tefek ev ile ilgili işler zihnimi meşgul ediyor.Herşey olacağına varır diyorum ama kaygılanmaktan da geri kalamıyorum.Kiracım anahtarı teslim etmedi,satılık tabelası asılamadı,dı dı dı.Bekleyelim bakalım sonuç nereye varır görelim.Yaşam standardımı çok etkilemesin diyorum ve günler nelere gebe bekleyeceğiz.
 Oğluş yoğun bir tempoda koşuşturuyor nasıl baş edecek bilemiyorum.Okul olacak,iş de olacak birbiri ile çakışmadan nasıl olacak bekleyip göreceğiz.
 Babam Arapça kursu ile başladığı ataklarını Umre ziyareti ile taçlandırdı.Bana sürpriz oldu,ona hayırlısı olsun inşallah.
 Haftanın son günü ortalık sakin ben Cumartesi yolcu,bir taraftan da gözüm mail kutusunda oburca bekliyorum.Yem atıyorum olta booooşşşş....

2 Ocak 2012 Pazartesi

Yeni yıl,yeni umutlar,yeni heyecanlar,hoşgeldinizzzz.....

   Yeni yıla uykuda girdim,12'de aramasını beklediklerim erken arayınca ben 12'de tosur tosur uyuyordum.Yeni yılda zinde bir şekilde uyandım,nefis bir kahvaltıdan sonra yollara döküldüm.Dün gece onu bunu arayayım derken arama tuşunu kilitledim,rehbere girerek aramalarımı yapıyorum ama neden tuşu bozuk olsun.Üşenmiyorum ve aldığım yere götürüyorum,kapıda sürpriz AVM yarım saat sonra açılacakmış.Bende yan tarafta ki elektronik mağazasına gidiyorum ve son dönemde ihtiyacım olan seyahat boyu saç kurutma makinası alıyorum.Malum yeni yılda da çok gezmeyi hayal ettiğim için bu makina işi iyi oldu.Yine hafiflemiş ve rahatlamış olarak mağazadan ayrılıyorum.
  Telefonumun satışını yapan delikanlı beni gülümseyerek karşılıyor.Eminim içinden ''ah be teyzem o telefon sana 2 beden büyük''diye geçiriyordur.Kısa sürede telefonum onarıldı ve elimde.Mutlu mesut geldiğim otobüs ile geri dönüyorum 90 dakikadan da faydalanıyorum,ben bu şehri çok seviyorum:))))
  Yolda aklıma dün gece gidemediğim sinema geliyor,öğlen seansına yetişemeyeceğim akşam üzeri giderim diyorum.Babam babaanneden gelip pazara gidiyor ve akşama balık alıyor, sinema yattı.Bende yeni kitabım Hakan Günday'ın ilk kitabı ''Kinyas ve Kayra''yı okumaya başlıyorum.Temposu biraz ağır başlıyor ama konuya yavaş yavaş hakim olunca okumam akacak herhalde.
   Gece boyunca ilginç telefon görüşmeleri yaparak içim neşe dolu uykuya varıyorum.

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir