Yine tembelişko ben, yazacak o kadar çok şeyler varken bir türlü oturup yazımı yazamadım. Dolayısı ile günler durur mu? yıldırım hızı ile günler aktı gitti veee 2010da bitiyor!!!Benim açımdan pek keyifli,istediklerimi yaptığım bir yılı geride bırakıyorum. Tamı tamına 32 yılımın geçtiği semtten ayrılıp yeni eski semtime bir nevi köyüme döndüm. Mutlumuyum kesinlikle keşke en az 5 6 yıl önce yapsaimişim.Babamında keyfi yerinde sayılır hele şu kış aylarında kaloriferin konforu herşeye değer.Semtimizden de evimizden de çok memnunuz inşallah eskiyi satıp yenisini alabiliriz Allahım bizim için doğrusunu kararlar sabırla bekliyorum...
Yine bu yıl haziranda Çin'e,kasımda da Nepal ve Hindistana tur ile gezilere gittim.Yeni yerler,yeni yüzler,yeni yaşamlar çok ama çok çok keyifli. Keşke imkanlar ve zaman elversede sık sık bir yerleri gezsek keşkeeee:)))
Bu yıl sağlığım çok şükür iyi idi,ufak tefek uyku problemleri dışında önemli birşey olmadı olmasında lütfeeen.Arkadaşlarım,dostlarım herkes benim mutlu olmamdan mutlular. Sağlıklı olunca herşeyin keyfi bir başka güzel çok şükür bugünlerimize.Evi taşıdığım ay ve sonra ki ay biraz paraya sıkıştım ama sonra toparladım kıyıya üç beş attım bile. Şimdi yeni yılda şubattan itibaren döner sermayelerimiz yarıya düşecek nasıl olur neler olur bakalım yaşayıp göreceğiz,bol bol şans oyunu oynarım artık kısmet buuu belli mi olur. Zaten kısıtlı yaşıyorum neyi kısarım bilmiyorum inşallah oğluş maaşına zam alır.
Yeni yılın bol sağlık hep mutluluk getirmesini diliyorum,herkesin herşey gönlünce olsun amiiiinnnn......
28 Aralık 2010 Salı
2 Aralık 2010 Perşembe
Benden ses yok...
Ben yine bloguma ziyarete gelemedim,tembellikten başka söyleyecek gerekçem yok...Çok hızlı bir 15 gün geçti,bayram tatili,Hindistan gezisi veee Fatoşun gelişi.Ben nerden başlasam nasıl anlatsam durumundayım anlayacağınız.Önce Hindistanı anlatayım;10 kasım günü İzmir-İstanbul,İstanbul-Yeni Delhi,Yeni Delhi-Kathmandu uçuşları ile önce Nepaldeyiz.Kathmandu Crown Plaza oteli tüm tur boyunca kaldığımız en guzel otel.Kathmandu'da toplam 3 gün kaldık ve yakın çevrede Bakhtapur,Patan gibi şehirler ve bir iki tanede köy gezerek hem Nepali hemde Hindu ve Budist tapınaklarının pek çok çeşidini gezdik.Kathmandu'dan Varanasiye yani Hindistana geçtik.Varanaside sabah çok erken kalkıp Ganj nehrinde gün doğumu ayinleri,ölü yakma ritüelleri ve Hinduların hacı oluşlarını izledik.Hepimiz çok etkilendik ,hafızalarımıza o törenler,Varanasi sokakları bir bir kazındı asla unutmayız.Daha sonra Kajuraho,Jaipur,Agra,Yeni Delhi gibi şehirlerde bol bol tapınak ve saray gezdik.Yine hafızalarımıza yer eden bir Tac Mahal gezdik ki gerçekten çok haşmetli bir yapıt ne sevdalar varmış dedirtti.Agra kalesine filler üstünde seyahatle ulaşmamızda unutulmayacaklar arasında yerini aldı.Çok uyumlu bir grup, çok şenlikli bir tur, rehber çok sevimli daha ne demeli mükemmel mükemmel.....Yine bol bol insan figürleri izledik, gözledik,eğlendik el ele diz dize pek keyifli bir seyahati geride bıraktık.Dönüşte İstanbulda oğluşumla buluşuvermek dünyalara bedeldi,gerçi biraz traji komik sahneler yaşadık sayemde ama olsun herşeye değerdi.Dönünce İzmir'e Fatoş'un geldiğini öğrenmek ayrı bir keyifti.Gezdik, tozduk,aylık yemeğimizi yaptık,konuştuk konuştuk konuştuk,oh beee çok iyi geldi.Yazlığa gittik mangal bile yaptık!!!!İki hafta su gibi geçti ve Fatoş bugün İstanbul'a dönüyor,yarın küçük oğlunu görecek cumartesi İngiltere yolcusu kazasız belasız inşallah...
4 Kasım 2010 Perşembe
Bir heyecan,bir heyecan.....
Harala gürele derken gene hafta bitti yani perşembe oluverdi. Üç buçuk gün tatil yapınca haliyle işimizi özlemiş olarak haftaya başladık,zaten Pinarikom keyfimi tavan yaptırdı!!! Cumartesi benim kızlarla günüm var harıl harıl menü,alışveriş listesi hazırlayıp durdum birde o gün herşey kusursuz olursa artık değmen keyfime....Bir taraftan da Hindistan gezisi için ufak ufak hazırlıklar derken bu hafta pek bir heyecanlı anlayacağınız,gerçi dört gündür gözüm kapıda kargodan pasaportumu bekliyorum heyecandan öte panik haldeyim. Ankara'yı iki kere aradım Ups kargonun Balçova şubesini defalarca, ya telefona cevap verilmiyor yada meşgul kafayı yemek işten değil ulaştığımda demezler mi şubeden alıcaksınız notta öyle yazıyor!!!!Mümkün değil işten izin alamam dedimde elime teslim etmeye ikna ettim şimdide saatin dört olmasını bekliyorum inşallah gelirler yoksa bana huzur yok...
1 Kasım 2010 Pazartesi
Günler günleri kovaladı.....
Ben bu blog işine tam sarılmadım hala kendi kendime konuşup anlatıyorum ama yazamıyorum birtürlü....Üşenmek desem yok canım saatlerle Facebook tarıyorum gazete okuyorum yani internet kurduyum ama yazmaya gelince tıssss....Halbuki son derece hareketli günler birbirini kovalıyor,ama ben bunları yazıya dökmekte biraz acemiyim galiba!!! Bu haftaya güzel başladım,Pınarcığım mutlu ben daha mutluyum:)) Üç buçuk günlük tatil rehavetini Pınar'ın sabah anlattıkları ile üzerimden attım gitti,bu yeni evler bize iyi gelicek artık bizimde yüzümüz gülecek buna çok inanıyorum...Gönlümüz hoş olunca hanemizde hoş oluyor, Allahım bizi utandırma sağlığımıza zeval verme herşey zamanla hallolacak inşallah...
Azra'yı babasından alıp güle oynaya işimize geldik,akşamada evlerde balık şenliği var.Evlerimize balık bereketi gelsin, günlerimiz şenlensin........
Azra'yı babasından alıp güle oynaya işimize geldik,akşamada evlerde balık şenliği var.Evlerimize balık bereketi gelsin, günlerimiz şenlensin........
15 Ekim 2010 Cuma
Ekim ortası....
Daha blog yazmaya alışamadım bir hafta geçmiş yeni birşeyler karalamamışım! Bu hafta eğlenceli keyifli geçti geçiyor diyebilirim. En güzeli oğlumun iş içinde olsa İzmire gelmiş olması oldu,2 gün iş çıkışı sete gittim lafladık iyi oldu yine biraz eteğimde ki taşları döktüm diyebilirim:))Son gece yola çıkmadan bir saatliğine eve uğradı duş aldı gece 01:30 da tekrar işe döndü:(( Kuzucuğuma sıkı sıkı sarılmak bana yine çok iyi geldi. Alsancak tren garında bir belgesel film çektiler ama daha on gün yollardalar hemde trenle Uşak,Afyon,Adana güzergahında çalışacaklar. İşini severek yaptığını düşünüyorum yorgunluklara da alışmış gibi,Allah yolunu açık etsin diye dua ediyorum hep. Perşembe de çok sevdiğim bir arkadaşımla ortak bir arkadaşımızın evinde yemekteydim hoş vakit geçirdik.Önümüzde ki hafta tatil için Örene gidiyorum çok heyecanlıyım.daha sık yazmaya çalışacağım görüşmek üzere hoşçakalın....
7 Ekim 2010 Perşembe
Çocuk bakımı...
Dün akşam Pinariko MFÖ konserine gidince Azra benimle kaldı,pek sorun yaşamadık ama Tom ve Jerry CD sini 7 kez arka arkaya izlemek sabır katsayılarımı zorlamama neden oldu diyebilirim.))) Saat 22 civarında yerlerde sürünen gözünden uyku akan ben güç bela Azrayı da ikna ederek yatma eylemine geçtik,yavrukuş bana kitap okudu ben mışıl mışıl moduna girdim zaten sonra o yatağına geçti ben üstünü örttüm o açtı ısrar etmedim sanırım yatağa gelmemle uyumam aynı anda oldu:))) Pınarın gelişini rüya gibi hatırlıyorum hemen dalmışım,sabah da saat ile uyandım hızlıca duş kahvaltı derken Azranın hazırlanmasını beklerken buçukta ancak çıkabildik .Bugün İzmiri karabulutlar sarmış bakalım saat kaçta yağmur damlaları görünecek!!
6 Ekim 2010 Çarşamba
Dağlarda yürürken yürürken....
Pazar günü yürüyüş sezonumuzu açtık.Birgün önceden hazırlıklara başladım,alışveriş malzeme hazırlığı derken bir telaş bir heyecan akşamada Ongunun kızkardeşi evleniyor düğün programımız var.Mediş ve kocası evin yakınında biryerlerden aldılar sekiz buçuk gibi İnciraltında idik,ama yaz düğünleri geç başlıyormuş dokuzu 15 geçe gibi gelinle damat sahneye çıktı.Paldır küldür bir dans gösterisi (ders alınmış) hemen hoop pasta merasimi ardından halay çekmece derken takı töreni ve biz kaçtık.Çok isabetli oldu erken erken gene 10 buçuk idi evlerimize geldik sağolsunlar kapıya kadar bıraktılar:)))Hemen uyumaca sabah erken kalkılıcek.Pınar sabah erkenden kapıda idi dolayısı ile Sabancıya da erken vardık haftaya 15 dakika geç çıkmaya karar verdik.Yürüyüş rotamız Kemalpaşanın Bağyurdu beldesi 1 saatlik bir yolculuktan sonra beldeye vardık.Çay molası ve ihtiyaçlar için bekleşirken ben evde kahvaltı ettiğim halde Pınarın aldığı tereyağlı simidi de lüplettim,yürüyüşe başlayınca da ceremesini çektim.Daha ilk kilometrelerde şiştim kızardım bozardım yürüyemedim zorlandım sağolsunlar sırt çantamı aldılar da yürümek biraz daha olası oldu,ama kendime ne söylendim ne söylendim ne işin var dağda otur evde pis şişko obur kadın diye diye biraz açıldım mola yerine güç bela vardım. Zaten menü patates salatası idi ekmek falan hiç yemedim az helva bol salata öğlen kısıtlı yiyerek kendimi frenledim. Aslında yemeğe otururken hiç açlık hissim de yoktu ama gene adet yerini bulsun derken hom hom yedim işte. Doğa bir harika sonbahar renkleri ne hoş insan tablo gibi seyretmekten kendini alamıyor,yürüyüşün konsepti<< kızılcık toplama>> Herkes kızılcık ağaçlarına hücum ediyor bizde Pınar annesi için ben babam için birer küçük pet şişesi topluyoruz üstümüz başımız kızılcık lekesi dememe gerek yok dimi!!!! Dönüş yolu önce Karşıyakalıların bırakılması yüzünden uzadı karanlığa kaldık ama sahilde bira keyfi yapmamıza hiçbirşey engel değil:))) Mutlu mesut her yerimiz zonklayarak evlere döndük. Sabah yine erkenden Pınar bende idi hemen fotoları Facebook'a yükledi haftaya hızlı bir giriş yaptık. Ben bugün düzgün yürüyebiliyorum gene yarın perşembe haftasonu geldi bile pazar için biraz kararsızım. Hele bir pazar gelsin bakıcez:)))
2 Ekim 2010 Cumartesi
Sonbahar geldi mi ne?
Birkaç gündür yağdı yağıyor derken ortalıkta yağmur yok ama hava serinledi,bazı geceler titreşerek uyanıyorum.Hastahanede işler aynı bir sıkıntı yok,Tempo Tur ile görüşmelerimiz neticesinde kasımda Hindistan yolcusuyum.Biraz ıkına sıkına parayı denkleştirdim ama olsun herşey halloldu.Acanım da Nepal düşünüyormuş ama işleri yoğun bir başka bahara inşallah o da gider..Perşembe akşamı Pinarikonun grubu ile Jeahn Barbur konserine gittik önce Barkın sonra biz biraz erken kalktık ama çimlerde konser izlemek çok keyifli oluyor.Bu gece Ongunun kızkardeşi ikinci kez evleniyor onun düğününe gidiyorum.Beni Medişler alacaklar çok kalmayı düşünmüyorum yarın Patikatrek ile yürüyeceğim gece iyi dinlenmeliyim,bütün gün mayıştım ama gece uykusu önemli.......
23 Eylül 2010 Perşembe
Günlük hallerim, günlük işlerim.....
Dün akşam eve otobüs ile döndüm,çok kolay oldu daha hastahanenin ordan oturmak için yer vardı.Tüp bebekten arkadaşım Fatoş ile laflayarak yolu hiç anlamadım,ikimizde aynı durakta indik.Ben eve varır varmaz bir gün önce yiyemediğim için aklımda kalan dolmalara yumuldum yine oburluğum üstümde ne yiyip içeceğimi şaşırdım:)))Babam Fatoşun fotoğraflarını almış onlara baktım canım arkadaşım nasıl da güzel gelin oldu.....Bugün sabah Skype da görüştük o konuştu ben yazdım çooookkk özleşmişiz,ağlamaya başlayınca kapattık kötü oldum:((( Yeni evimizin aidat işini hallettim EFT yapabilmek için epey cebelleştim teknoloji özürlü olmak çok zor,yinede kendimi kutluyorum kurcalarken kurcalarken birsürü işimi halledebiliyorum o bana yeter.Bugün iş çıkışı saçımı boyatacağım yeni bir kuaför deniyorum Seyyuşun tavsiyesi...Akşam yine otobüs ile dönebilirim
21 Eylül 2010 Salı
Taşınma telaşeleri,yeni ev,yeni heyecanlar......
Taşınacaktım,taşınıyordum derken nihayet cuma gününden buyana artık Gaziemirliyiz:)))Taşıma şirketi bizi hiç üzmedi herşey tıkır tıkır yürüdü akşam dört buçuk gibi işleri bitmiş ve gitmişlerdi. Memnuniyetimi sizlerle paylaşmak isterim şirketin adı Akyel nakliyat gerçekten bizi üzmediler .Ancak zeytinyağlarımızı ve diğer evde bıraktığımız portmantoda ki ayakkabıları unuttukları için almadılar,artık babam bir iki sefer yaparak onlaları getirecek.. Yerleştirmenin çoğunu işçiler yapmıştı mutfak ve salonda ki üniteleri ben yerleştirdim. Bir yandan da yine çuval çuval kullanılmayan işe yaramayan birsürü eşyayı attım,ne kadar çok ıvırımız zıvırımız varmış aman tanrım az daha evimiz çöp eve dönüşüyormuş.(bu sözü Fatoş da taşınırken etmişti) Bence en çok on yılda bir ev değiştirmekte fayda var bu benim görüşüm tabii ki :)) Tebdili mekanda ferahlık vardır diye boşuna dememiş atalarımız!!!! Pazar akşamı artık herşey yerini bulmuştu misafir bile kabul ettim. Önce canım Işınım ve Sabri geldi evimize bereket getirsinler inşallah,onların ardından da Özlem hoşgeldin komşu ziyareti yaptı çok şık bir tart pişirme tepsisi getirdi bol bol lafladık ben biryandan yemeğimi bile yaptım.....Örenden arkadaşım aradı uzun uzuuun lafladık,uykularım maşallah çok güzel ve deliksiz.Pazartesi Pınar ve Azra ile işe gidip gelmek pek keyifli oldu ağzımızın tadı bozulmasın inşallah.Tek eksiğimiz salon ve babamın odasına tül perde,onu da Kemeraltında İntaşlar mefruşat dan halledeceğim.Bugün önce perde sonra da Patikatrek üyelik işini bitireceğim ve evde nefis biber dolmam var ona koşacağım.
13 Eylül 2010 Pazartesi
Bayram bitti.....
Biraz hüzünlenerek de olsa oğluşumdan ayrıldım ve eve döndüm.Babam taşınma havasına girmiş odasını toplamış koli koli yığmış.Ben apartman defterini yazmak için tüm dikkatimi toplamışken alt katın gürültüsü ile dağıldım,Kamuş polis çağırmış bir kavga bir gürültü tehditler gırla...Tabi Kamuşu teselli etmek gene bize düştü.Uzun uzun konuştuk gitmemize çok üzülüyor ama gittiğinize pişman olacaksınız demekten de kendini alamıyor.Hacı teyze bayram tatlımızı getirmiş afiyetle lüplettik.Bende ufak tefek ayakkabı ayıkladım,depoya kaldıracağımız eşyaları koliledim,yemek yaptım.Akşam üzeri oğluş aradı sesi keyifliydi,ıvır zıvır atarak biraz hafifledim.Bu taşınma işi bize çok iyi gelicek öyle hissediyorum:))
10 Eylül 2010 Cuma
Rachel Ortaköy
Bugün bayramın üçüncü günü yolculuk geldi çattı....Dün çok keyifli geçti,arkadaşım Rachel ile buluştuk.Beşiktaştan Ortaköye laflaya laflaya yürüdük,ben bu yolu çok seviyorum ulu çınar ağaçlarının kapladığı çok mistik bir güzergah.Küçük bir meydan turundan sonra House Cafede mola verdik,daha doğrusu uzuuun uzun oturduk.Rachel anlattı ben dinledim,ben anlattım Rachel dinledi saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık.Havada biraz poyraz vardı ayaklarım üşüyünce hadi kalkalım dedik.Yine aynı güzergahtan konuşa konuşa yürudük.Rachel çok gırgır bir kadın insan onunla beraberken zamanı unutuyor.Ben yoldan Acanımı aradım beni Beşiktaşta bıraktığı yerden alacak.Biraz vaktimiz var balık pazarını gezdik birer marul aldık,Adl Isk a girdik XL beden yok sözüne çok içerleyerek hemen mekanı terk ettik.Acanım tam vaktinde geldi Rachel ile ayrıldık evimize döndük küçük bir akşam alışverişi yaptık.Bu gece ahçı oğluşum bana mantarlı tavuk bonfile ve fesleğen soslu kremalı makarna yapacak,mutfakta onu izlemek istiyorum izin vermiyor iş yaparken ayağının altında kimseyi istemiyor....Peki kabul,görelim bakalım ortaya ne çıkacak??Ben bir marul salatası yaptım ve mutfaktan çıktım,çok beklemeden yemekler hazırlandı soğutulmuş beyaz şarabımız eşliğinde nefis bir akşam yemeği yedik:)))Korkuyorum anne adında bir Türk filmi izledik ben uyukladım sonunu getiremeyip gittim yattım deliksiz bir uyku uyudum, sabah Tosun tıkırtıları ile uyandım.Acanım salonda koltukta uyumuş kalmış odaya götüremedim orda S şeklinde uyuyor.Ben yokken inşallah hep böyle uyumuyordur.Bende Tibet hareketlerimi yapıp valiz hazırlayayım kürkçü dükkanına dönüş vakti geliyor.....
9 Eylül 2010 Perşembe
Şeker tadında bir bayram
Sabah uykumu almış olarak uyandım yani Tos tarafından uyandırıldım. Yavrucuk çok acıkmış miyavlarla derdini anlattı,göz kararı mamasını verdim. Güzel bir duş,bakım derken biraz facebook takıldım oğluş hala uyuyor... Bir bayram sabahından çok keyifli bir tatil sabahı yaşıyorum:)) Bayramı gelen mesajlardan hatırlıyorum....11: 30 gibi canımcım uyandı yine boyozlu börekli nefis bir kahvaltı yaptık....Kendi ellerimle ona kahvaltı hazırlamak beni çok rahatlatıyor....çocukcağızımın yemek yemesini izlemek beni mutlu kılıyor:))) Babamı, teyzemi,Nurten teyzeyi aradım bayramlaştık. Pınar aradı Nurten teyzenin telefonunu istedi msj olarak göndemeyi beceremedim :(((
8 Eylül 2010 Çarşamba
Bayram, oğlum, İstanbul.....
Tam üç ay oldu ben oğluşuma sıkı sıkı sarılmadım. Nasıl özlemişim anlatamam. Beni havaalanından aldı,sahilden doğru eve. Evde Sercan ve Özgür vardı biraz lafladık Çin gezisi fotoğraflarımizi izledik keyifliydi.Gündüz Döndü gelmiş ev gene pırıl pırıl dolaptada yemek vardı içim rahatlıyor. Benden uzakta sanki aç geziyormuş hissine engel olamıyorum. Gece rahat uyudum sabah ezan sesi uyandırdı oğluş salonda uyumuş kalmış onu odaya yatırdım gene kesik kesik uyudum. Saat on buçuk gibi kalktım kahvaltılık yumurta, domates, peynir, meyve suyu aldım. İzmir'den boyoz getirmiştim onları keyifle yedik. Kahvaltı sonrası salonda L koltukta yayıldık uyukladık. En önemlisi benim için paylaşılması gereken konular vardı paylaştık. Yani ben eteğimdeki taşları döktüm. Zor muydu hayır, üstümden koca bir dağ kalktı... İyi ki gelmişim, iyi ki biraradayız hayat herşeye rağmen çoookkk güzel....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Evet oğluşum çok haklı yine kaygılanacak bişiler buluyorum ya pes yani. Bu güne kadar görmediğim sevgi selinden şımarıp dururken nereden...
-
Yeni yıla uykuda girdim,12'de aramasını beklediklerim erken arayınca ben 12'de tosur tosur uyuyordum.Yeni yılda zinde bir şekilde...