27 Eylül 2012 Perşembe

İngiltere vizesini almak...

   Uzun zamandır mil puanlarım beni dürtüyordu,daha birbuçuk yıl süresi var ama ben nerelere gitsem ne yapsam ne etsem diye kıvranıp duruyordum. Nihayet o gün geldi ve ben Türk Hava Yolları'nın sitesinden Miles Smiles sayfasına girip çok başarılı bir şekilde İngiltere'ye uçuş biletlerimi aldım. Tamam işlem çok başarılı,ama birde olayın başka bir yönü var ki evlere şenlik. Sevgili yeşil pasaportum İngilizler için yeterli değil bir de vize almam gerekiyormuş muş muş. Aman Allah'ım ben şimdi ne yaparım ne ederim derken imdadıma Fatoş'un oğlu Emre yetişti,sağolsun bana başvuru formumu online doldurdu. Anne baba bilgileri,çocuğumun oturduğu ev adresi,çocuğumun pasaport numarası gibi ıncık cıncık sorular ile nerde ise iki saate yakın formu doldurmak için debelendik. Emre ile biraz gırgır şamata da yaptık ama yine de çok zorlandık,Emre'nin hakkını ödeyemem yani.
    Sonra geldi sıra başvuru esnasında istenen evrakları toparlamaya,banka, işyeri,fotokopiler,imzalar derken büyük gün geldi çattı. Bir evrak imzasız ve fotokopisi yok,tapunun fotokopisi yok bu hali ile gönderelim mi dediler gönderin dedim ve üç hafta sürecek sancılı bekleyiş başladı. Sonuç olarak evraklarınız eksiksiz hazır olacak öyle İngilizce tercümesi falan aranmıyor,bir de her evrağın mutlaka fotokopisi olacak. Görüşmeyi yaptığınız eleman bir Türk,çok soğuk bir ifade ile konuşsalar da nihayetinde sorularınızın cevaplarını alıyorsunuz. Bakalım üç hafta sonra ak koyun kara koyun ortaya çıkacak,bekleyelim ve görelim.


İçim kıpır kıpır, sanki günlerden aylardan ilkbahar
   

26 Eylül 2012 Çarşamba

Güzel haftasonu oldu...

   Ben bu haftasonu akraba ziyaretleri ile haşır neşir oldum. Babam ile akşamdan anlaştık o kendi tarafı ile ben kendi tarafım ile buluşmaya karar verdik. Pek de yerinde bir karar olmuş,kardeşçiğimde ayrı teyzemde ayrı ayrı rağbet gördüm. Cumartesi sabahı öğlenlere kadar yayıldım,keyifli bir kahvaltı sonrası önce kendi işlerimi halletmek için Çankaya yollarına döküldüm. İngiltere vizesi için biyometrik fotoğraf çektirip biraz bekleyip teslim aldım,daha sonra elim boş gitmesin ne alsam ne yapsam derken bir de ne göreyim en güzelinden Özsüt dükkanı. Enfes görünen karadut pastasından aldım ve yola koyuldum,hemen otobüse binip ver elini Evka-3.
        Eve vardım kapı duvar,meğer benim yeğen uyuyup kalmış. Uyanıp beni içeri alınca tüm yorgunluğum gitti,hemen sonrada gelinimiz geldi. Sohbet muhabbet pek güzel oturduk,en son kardeşçiğim de geldi kare tamamlandı. Yemek pek keyifli idi,ben bir tek atıp neşeme neşe kattım. Uyku saatimi çok geçirmeden hemen tumba yatak yaptım. Güzel uyudum sabah da geç kalktım,hazır kahvaltı sofrasına oturmak pek hoş oldu. Keyifli bir yemek sonrası kahve keyfi hepsinden güzeldi. Hemen toparlanıp teyzem için yola çıktım,yine hiç beklemeden metro otobus ikilisi ile teyzoşa ulaştım. Aramıştım haberi vardı yine de pek mutlu oldu. Sohbet sohbet teyzem konuşmaya hasret,ben evde yapılacak işleri düşündükçe aceleci bir orta yolu bulup vedalaştık. Yine beklemeden nerde ise yarım saatte evime ulaştım. Babama pazar siparişlerimi verdim işe koyuldum,önce çamaşır,sonra mevsimin ilk kerevizini pişirme ve domatesli acı biber turşusu yapmaya koyuldum. Gelinimiz Dilek yapmış yedim pek hoşlandım,bende denemeye karar verdim. Umarım başarılı bir turşu çalışması olur,çünkü bu sene hiç kış hazırlığı yapmadım bu turşu benim yüz akım olacak. Elbette en önemlisi sağlıkla yiyebilmek inşallah.

Acı biber turşusu deneme 1-2
     

18 Eylül 2012 Salı

Eylül bitti biter...

   Bayram, İstanbul,haftasonu gezmeleri derken işte Eylül ayının da yarısı bitiverdi. Hemen hemen her haftasonum bir faaliyet bir faaliyet sormayın gitsin. Yurdumun o müstesna köşesine gitmek çok ama çok keyifli,bir de orda geçen saatler su gibi geçiyor tadı damağımda kalıveriyor. Bir haftasonu da benim kızlarımla havuz keyfi yaptık,uzun zaman oldu epeyce mevzu birikmiş. Harala gürele kah havuzda kah şezlonklarda pek eğlendik. Ben yemekte sınır tanımayarak yine kendimi aştım onu da ye bunu da iç derken çatlamaya an kaldı. Çocuklar da pek uyumlular idi sorun yaşanmadan eğlenceli bir günü daha anılarımıza kattık.
  İngiltere hazırlıkları yarın Emre'ciğimin konuya el atması ile bir basamak daha ivme kazanacak inşallah. Fatoşum ile hemen hemen her gün konuşuyoruz ama bir araya gelmek çok başka olacak. Bir de yeni yeni yerler görmek her zaman ki gibi beni ziyadesi ile heyecanlandırıyor. Çok değil iki ayım kaldı umarım vizeyi sorunsuz hallederiz,dönüşte otuz iki kısım tekmil anılarımla herkesi oraları görmüş gibi yaparım.
  Oğluşumun cephesinde henüz olaylar durulmadı,herhalde bir iki ay daha maddi sıkıntısı olacak gibi. Bu günler de gelip geçecek,yeter ki sağlığımız yerinde olsun.


Her şeyin üstüne bir acı kahve içmeli
   
 
 

6 Eylül 2012 Perşembe

Yazamamak...

   Güzel geçen bir bayram tatili sonrasında bir de yurdumun o müstesna köşesinde bir haftalık enfes bir mola hayatıma renk kattı. Biraz tembellikten olsa gerek yine bu günlerde blog yazasım yok. Oğluşum cephesinde durumlar biraz sıkıntılı,bu bir süreç inşallah zamanla herşey rayına oturacak ve işler yoluna girecek. Zaman herşey için biraz zaman diyorum. Haydi şimdi son dönemlerin fotoromanını izleyelim.

Can arkadaşım ile kerahet vakti
Güneşin batışı ile baldan tatlı sohbet harika idi
Güne bu güzel kahvaltı ile başlamak 
  Bir de işin yemek boyutu vardır ki aman aman beni tanıyanlar bilir,adete şölen havasında yemek hazırlanır ve keyifle lokmalar mideye indirilir.

Oğluş ile karidesli makarna,beyaz şarap keyfi
Yine yurdumun müstesna köşesinde çok özenerek hazırlanan birkaç yemek görüntüsünü paylaşmazsam olmazdı.

Yörenin sebzeleri ile zeytinyağlı fırınlanmış dolma
Zeytinyağlı lorlu fırınlanmış kırmızı biber
Ev sahibinin spesiyali somon lakerdası
Güzel bir yemek sonrası özel Muğla fincanında kahve keyfi
        

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir