28 Haziran 2012 Perşembe

Bir başım ağrıyor,bir başım ağrıyor....

  Şu son on gündür yine günler günleri kovaladı ben geride kaldım yetişemiyorum. Öncelikle en sevinçli olay oğluşum geldi doya doya hasret giderdik,eteğimizde ki taşları döküverdik. Hiç evden çıkmadık, yedik içtik bolca sohbetlendik. Onu gönderdim bu seferde yollarına gül serdiğim pasaportum çıkageldi. Tam da sevinç yumağı olmuştum ki birde Fetoşum gelmez mi,ben de mutluluk tavan yaptı hali ile. Bir gece bende yemek ziyafeti ve Pinoşumun doktora kutlamasına hazırlık yaptık. Lafladık laklakladık ertesi güne herşeyi hazır ettik. O büyük gün geldi çattı ve sunum başarı ile yapıldı,cübbe giyildi. Anne baba gururlu biz ablalar mutlu hoş anılar ile güzel bir kutlama gerçekleşti.
  Ben ordan gündüz hastanesine geçtim,arkadaşımın kuzeni ameliyat oluyor inşallah yetişirim derken kapıda karşılaşıyoruz ameliyat kalmış. Bunda da bir hayır vardır diyerek hep birlikte yollara koyuluyoruz. Mola vere vere yeme içme için tabi,yurdumun müstesna beldesine ulaşıyoruz. Üç gün iki gece mutlu mesut çookkk keyifli vakit geçirdim. Dönüşü geç yaptım iyice mahsunlaştım, bir de cuma gününden bu yana lokal bir baş ağrısı var ki zaman zaman beni fena halde hırpalıyor. Oğluşumun önerisi ile soğuk uygulama pek yararlı oluyor. Oğluş dedim de dün akşam ortaklı işten ayrılıp yine eski şirketine döndüğünü söyledi umarım onun için iyi olur,dualarım yerini bulsun inşallah.
 Şaka maka tatil geldi çattı,yarından sonra yolcuyum bugün yarın hazırlık yapacağım. Öncelikle sağlığımın iyi olmasını diliyorum,bir de birlikte kalacağım arkadaşın uyumlu olmasını istiyorum. Her göreceğim ülke,şehir,kasaba,köy beni şimdiden heyecanlandırıyor. 



Hayatımızdan uğur böcekleri hiç eksilmesin


18 Haziran 2012 Pazartesi

Haftasonu güzellemesi...

  Pasaportum ile ilgili henüz bir gelişme yok. Daha bir hafta ses seda beklemiyorum,son hafta kurtlanmaya başlarım. Günler yıldırım hızı ile akıp gidiyor, ben bu hıza nasıl da yetişiyorum inanılır gibi değil. İşyerimde hafif tempo da çalışıyorum denilebilir,ancak bu haftasonu itibarı ile evde bir hareketlenme yaşadık ki canıma minnet. Evet güzel haber oğluşum haftasonu için İzmir'e geldi,nasıl da özleşmişiz anlatılır gibi değil. Çocuğuma yarım saatte bir onu yermisin bunu içermisin demekten içini bayılttım ama olsun o yedikçe bende mutluluk tavan yaptı. Bu sefer eteğinde ki taşları dökme sırası oğluşumda idi. Konuştuk, ağlaştık birarada olmanın tadını çıkardık.Ya iyi ki geldi, iyi ki ben onu doğurmuşum. Düşünüyorum da insanın çocuğu olmadan yaşam ne kadar tekdüze ve monoton olurmuş. Allah'tan tek dileğim acısını,mutsuzluğunu yaşamıyayım. Mutlu olduğu işi yaptığını düşünüyorum,umarım çok başarılı bir yönetmen olur bende o günleri görürüm. Çocuğum hayatımda ki en anlamlı en güzel şey,dolayısı ile onun mutlu olması demek benim de on misli mutlu olmam demek. Yani söz dönüp dolaşıp mutlusun, mutluyum, mutluyuz üçgenine geliyor.   

14 Haziran 2012 Perşembe

Pasaport beklerken...

   Dün pasaportumun yenilenmesi için Emniyet müdürlüğü'ne gittim. Sabah vakitlice evden çıktım,yolda ödül olarak iki karaköy poaçasını lüplettim. Daha giriş kapısında kuyruk başladı. Kapı saat 8:30 da açıldı hemen pasaport şubesinin önünde ki kuyruğa girdim,5-10 dakika bekledim bir memur pasaport harcı yatırmayanlar beklemesin dedi!!!!!! Ordan hemen Vergi dairesi veznesine koşturdum yine kuyruk,üstelik işe başlamamak için yaylanan bir veznedarın keyfini bekledik. Ödemeyi güç bela yapabildim ve tekrar pasaport şubesinin önünde kuyruktayım. İlk basamak sıra numarası alıp evrak kontrolu oluyor,daha sonra uzuuun bir salonda tam 13 adet bankoda sıramın gelmesini bekliyor ve ilk boşalan koltuğa çörekleniyorum. Matematiksel olarak 13 banko aktif çalışır ise 10 dakikada işim biter bende işime dönerim diyorum. Amaaa kazın ayağı hiç de öyle değimiş,birkere 3 bankoda parmak izi alınıyormuş izlerken bunu keşfettim. İki renk(yeşil-kırmızı)numara yanıyor,birisi yani yeşil parmak izi için kırmızı ise pasaport işlemleri için sıra belirliyormuş. Bir karmaşa olmaması gerek ama yurdum insanı burda da tüm uyanıklığını gösterme çabasında. Bir buçuk saatin sonunda sıra bana geldi,bütün evraklar muntazam sorunsuz bir şekilde başvurumu yaptım. Gel gelelim işlem bitip ne zaman teslim alırım sorusuna yanıt beni mahfetti. Memur Ankara'dan kaynaklanan birtakım sebeplerden dolayı teslimatın bir ayı bulabileceğini söyleyince ben bittim,mahfoldum. İçim yanarak işe döndüm,ayın 30 unda çıkacağım turun sorumlusuna durumumu izah ettim. Bana iki seçenek sundu,birincisi Emniyet'ten üst düzey birilerini devreye sokmak ikincisi yerime yeşil pasaportlu birilerini bulmam şeklinde idi. Hemen Asiye ablam Ankara'da görev yapmış bir bayan memuru devreye soktu,kadıncağız pek ilgilendi inşallah iyi sonuçlar alırız. İkinci olarak da çok sevdiğim benim için özel bir arkadaşımı aradım pasaportunu hazırla sana Avrupa turu hediye ediyorum dedim,ooo havalara uçtu. Şimdi on gün beklemedeyiz sonra tur hakkımı arkadaşıma devredeceğim,haaa olurda pasaportum gelirse gene de onu da alarak tura dahil olacağız. Bu son söylediğim çok güzel olacak inşallah gerçekleşir.


Huzur arıyorum

    İşte böyle iken böyle,gelecek günler nelere gebe bekleyip göreceğiz. Tevekkül edip hakkımda ne hayırlı ise o olsun diyorum ve sabırla olacakları bekliyorum.

10 Haziran 2012 Pazar

Selin bebek

   Bu haftasonu,önümüzdeki haftasonu ve daha sonra ki haftasonu belki bu ay ve önümüzde ki ay ev kuşu olacak gibiyim. Şimdilik şartlar öyle gibi görünüyor,gene de bekleyelim ve görelim zaman ne getirecek. Her gün iki arada bir derede aranmak bile mutluluk veriyor. Ben de bu arada boş durmuyorum ve ihmal ettiğim ziyaretlerimi yapıyorum. Bu da ayrıca büyük bir keyif veriyor,vazifemi yapmış olmamın huzurunu yaşıyorum. Dün sabaha Özce'de mükellef bir kahvaltı ile haftasonuna başladım,uzun uzun lafladık. Hatta haftaiçine bir konser proğramı bile yaptık,kısmet bakalım. Öğleden sonra da hızlı tren ile Karşıyaka yollarına döküldüm bütün gün ve gece oğlumun kuzeninin bebesini sevdim. Ben bu kalabalık aileyi seviyorum ya,bir kişi yüzünden bütün aileye küs kalacak değilim dimi? Gece bir de sürpriz yapıp doğumgünü pastasının mumlarını üflemedim mi!!!Hediyeler falan şenlik tavan yaptı:)) Mutluyum,mutlusun,mutluyuz halleri....


Tatlı bebek,Selin bebek

5 Haziran 2012 Salı

Ver elini Haziran...

Ah o gemide bende olsa idim

    Evet nerde ise sene yarılanıyor,bizler harala gürele derken vakit nasıl geçiyor anlamıyoruz bile. Ben yine bolca geliş gidişli hızlı akan bir seyahat trafiği yaşadım. Bu durumdan rahatsızmıyım, aslaaa....Keşke o trafik hep sürse bile diyorum. Yediklerim içtiklerim benim olsun gelin gördüklerimi paylaşayım sizlerle.

Bu yazın başında yeni bir lezzet ile tanıştık

İzmir de ki yoğun trafik sonrası dinginlik
Güneşin bu çizgi de ki haline bitiyorum


Kuşadası'nda kalınacak güzel bir adres


Kerahat vakti herkes için başka manalar taşıyor























 










Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir