29 Mart 2013 Cuma

Enginar karidesli, beşamel soslu...




Hızla akıp giden günler,baharın habercisi çiçekler,böcekler ve tabi ki pazar tezgahlarını işgal eden otlar en önemlisi enginar ortalığı kasıp kavuruyor. Geçen yıl enginar tarifi vermiştim ama aşağıda tarifini vereceğim rahmetli anneciğimin bir numaralı spesiyalinden ürettiğim yeni bir tat.


 Malzeme:   4 adet orta boy enginar          
                   300 gr tercihen taze karides yoksa dondurulmuş
                    2 adet orta boy limon
                    1 yemek kaşığı un
                    1 çay kaşığı tuz                    
 Üzeri için :  100 gr kaşar peyniri                                  
 Beşamel sos: 1 s u bardağı süt(200ml)
                      2 çorba kaşığı tereyağ
                      1 yemek kaşığı un
                      1 çay kaşığı tuz
Karidesli beşamel soslu enginar yapımı: Enginarlar önce dış yeşil yapraklarından ayrılır,sarı yapraklar ortaya çıkınca sap kısmından üç parmak yukarıdan kesilir. Daha sonra orta kısımda ki tüyler bir tatlı kaşığı yardımı ile temizlenir. Temizlenen çanak enginar limonlu unlu suya batırılır.


 

  Enginarların içinde tutulduğu limonlu,unlu sudan büyük bir tencereye konur ve ateşte kaynaması beklenir. Kaynayan suya atılan enginarlar 10-15 dakika hafifçe yumuşayıncaya kadar haşlanır.


     
 Tencereden bir kevgir vasıtası ile alınan enginarlar fırın tepsisine dizilip soğumaya bırakılır. Diğer tarafta karidesler az yağlı bir tavada kısık ateşte sotelenir.


 Beşamel sos hazırlığı ise;önce kısık ateşte tereyağ  eritilir, sonra da un karıştırılır  ve yavaş yavaş süt bu karışıma yedirilir. Muhallebi kıvamına gelince ateş söndürülür. Soğuyan enginarların içleri karidesli harç ile doldurulur,üzerlerine de beşamel sos dökülür.

 Tepsi fırına konmadan önce, enginarların haşlandığı sudan 2 su bardağı alınıp tepsiye konur. 200 dereceye ayarlanan fırında 30 dakika pişen enginarların en son üzerlerine kaşar peyniri serpilir. 10 dakika  da kaşarların eriyip hafifçe pembeleşmesi için beklenir. Ilık servis etmenizi öneririm. Afiyet olsun.

Yemeğe kıyamayacaksınız








28 Mart 2013 Perşembe

Baharın habercileri....

  Ben yine hareketli bir geçen haftayı arkamda bıraktım.  Önüme çıkan bahar habercilerini fotoğraflamadan geçemedim buyurun seyreyleyin...

Kiraz ağacı olarak düşünüyorum
Ellerim ile can verdiğim şebboy
Sardunya yaza daha da coşacak

Yaseminler en büyük aşkım


Sarı hep huzur vermiştir


Bir bahçe sardunyam olmalı


Papatyalar geçmek üzereler


Sarı yine sarı


Bu güzellik bir sonra ki yazıda anlatılacaktır





25 Mart 2013 Pazartesi

İREM NEMO'SUNA KAVUŞSUN

İrem sevdiği adamdan çocuk yapma cesaretini göstermiş bir kadın, bir anne. Ama şiddetin başladığı yerde almış cocuğunu gitmiş, aslında pekte gidememiş, başlayan hukuk savaşlarının sonunda Nemo kah babada, kah ananede ve hatta sosyal kurumda kalmak süretiyle yıllar geçmiş, İrem  mücadelesine devam ediyor. Ama bu mücadelede sesini duyurmak için biz bugün yani 26 Mart'ta Türkiye saatiyle 10.00 ve 22.00'de sosyal medyada bu durumu paylaşan tivitler atacağız, facebook sayfalarımızda paylaşacağız, özellikle bu sesi Ayşe Arman'a duyurmaya çalışacağız ki İrem'in sesi daha güçlü çıksın. Bilsin ki tüm kadınlar, tüm anneler arkasında, attığı çılız gibi görünen çığlık aslında milyonların çığlığı!
 İrem'e blogundan ulaşabilirsiniz Bağdat cafe. Haydi pamuk eller klavyeye....

20 Mart 2013 Çarşamba

Bulutların dansı...

  Geçen hafta sonum yine yurdumun müstesna köşesinde geçti. Hava bir yağdı bir açtı ve olağanüstü güzel manzaraları paylaşmak şart oldu. Her gün sizi takip eden birilerinin olduğunu bilmek zaman içinde paylaşma duygusunu perçinliyor. Fotoğraflar çok kaliteli değil bende farkındayım,telefondan bu kadar oldu.  Bu hafta sonu gördüklerimi sizlere aktarıyorum,iyi seyirler.

Gidiş yolunda göl




Yağmur sonrası deniz ve bulutlar








Yağmur denizin rengini değiştirdi




Güneşin batışında bulutların dansı










Baharın müjdecileri




Bir demet huzur


Dereler nehir olmuş





Dönüş bulutları

Göl yine hüzünlü mü ne

Güle güle bulutları
Ben çocukluğumdan beri bulutları hep bir şeylere benzetir onlarla konuşurum,bu bana çok eğlenceli gelmiştir. Merak ediyorum siz bu fotoğraflarda neler gördünüz,hissettiniz. Okunuyorum ama yorum alamıyorum,derdim bu:)))

13 Mart 2013 Çarşamba

Mart şenlikleri...

  Ben çocukluğumda Bulgaristan da yaşadım,orda baharın gelişi mart ayının girmesi ile kutlanmaya başlanırdı. Herkes yakasına kırmızı ve beyaz püskülden oluşan küçük seramik süslerin olduğu bir süsü takar,adına marteniçka denilir ve birbirlerine baba marta kutlu olsun diye tebrik kartları gönderirlerdi. Dolayısı ile henüz bahar gelmeden içiniz neşe dolardı. Ben 15 günde bir şehir değiştirince doğanın uyanışına yakınen tanıklık ettiğim için zaten içim kıpır kıpır ama böyle bir geleneksel kutlama tüm toplum için pek hoş olurdu diye de düşünmeden edemiyorum. Ben de herkes gibi sabahları yataktan kazınarak kalkıyorum ama işe giderken bindiğim serviste takıyorum kulaklığımı fıkır fıkır müzikler ile güne coşku ile başlıyorum. İstiyorum ki herkes biraz manik olsun,hayat daha bir yaşanası olur sanki.
  Benden bir iyi haberde son aldığım şarkı söylemek kararı,belediyenin kültür merkezinde her pazartesi saat yedi ile dokuz arasında türk hafif müziği korosunun çalışmalarına katılacağım. Şimdilik solo söylemek gibi bir kaygım yok ama ileride neler olur bilemiyorum:)) Sekiz mayısta gösterimiz var,ünlü sanarçı Recep Aktuğ ile performans sergileyeceğiz!!!! 
  Bir beyin MR'ı çektirmek zorunda kaldım,biraz sesim kısık,biraz burun akıntılı,ilaçlar herzamanki gibi iyiyim iyiyim bir sorun yok.

  

5 Mart 2013 Salı

Taze bakla zeytinyağlı

  Bahar geldi, taze sebzeler tezgahlarda boy gösterir oldu. Geçen yıldan beri taze bakla tarifi verecektim kısmet bugüne oldu. Tarif rahmetli anacığımdan,çok güzel yapardı ve severek yerdi.
 Malzemeler; Yarım kilo taze bakla
                     2 baş orta boy kuru soğan
                     1 çay bardağı sızma zeytinyağı
                     1 tatlı kaşığı silme beyaz un
                     1 adet kesme şeker
                     1 tatlı kaşığı silme tuz
                     1 su bardağı su
                     1 demet dereotu


 Yapılışı; Taze baklalar uç kısımları kesilerek ve varsa kılçıklarından sıyrılarak temizlenir. Soğanlar kuş gözü doğranır ve zeytin yağında önce harlı sonra orta ateşte iyice erimeleri sağlanır. Bu arada tuz ve şekerde soğanlarla hallenir. Yıkanan baklalar da soğanlara katılır ve renkleri hafif sararıncaya kadar çevrilerek karıştırılır. Diğer tarafta un ve su güzelce birbirine yedirilir,baklalara dökülür. Kaynamaya başlayınca tencerenin kapağı kapatılır ve ateş kapatmaya bir tık kalaya gelince yani iyice kısılır. 45 dakika pişirilir ve ince ince doğranan dere otu yemeğin üstüne serpiştirilir,tencerenin kapağı kapalı demlenmeye bırakılır. Soğuk yenmesi ve sade yada sarımsaklı yoğurt ile servis yapmanızı öneririm. Afiyet olsun.


.  

4 Mart 2013 Pazartesi

Bahar gelmiş memleketime...

 Yeni denenen ilaç  uykusuz gecelere mal olunca tekrar eski sisteme döndük. Dünya varmış başını yastığa koyup uyuyabilmek ne güzel şeymiş,mutlu mesut geceler artık benimle. Bu arada gezip tozmalar durmuyor devam,bir hafta sonu oğlumun babaannesini bir mevlut vesilesi ile gördüm. Geçen hafta sonumu ve bu hafta sonunu da yurdumun o müstesna köşesine geçirince keyfim tavan yaptı. Daha çok zeytinyağlı yemekler ile haşır neşir oldum ama bir ara bahçeye yeni çiçekler dikerek de büyük zevk aldım. Yol giderken çabuk geçiyor da dönüş uzadıkça uzuyor kabus gibi bitmek bilmiyor. Oralarda hiç uyku problemi de yaşamadım,tosur tosur gecelerin tadını çıkardım. Daha çok kır gezisi yapmak isterdim ama yemek yapmaktan pek çevre gezisine fırsatımız kalmıyor. Sevdiğimiz lezzetleri çeşitli şekillerde pişirmenin zevki çok başka oluyor. Şimdi sizlerle de bu zevkleri paylaşmak istiyorum.

Yolun yarısı dediğim an

Şehirlerarası yolculuk yapan şebboylarım

Bulutlarla dans eden göl

Hoşgeldin güzelliği

Gecenin prensesleri

Güneşin doğuşu ile yürümek

Fenere kadar gidivermek

Bunu bir de yazın görmeli

Sahilde yürümek

Bu minik beldeyi sevmek hem de çok sevmek

Baharın habercileri

Şebboylar yerini buldu

Bazlama denemeleri

İç pilav ve köy tavuğu

Dönüş yolunda göl hüzünlü mü ne


Çizgili barbun ile tanışmak
  
Bahar gelmiş memleketime

Sümbülleri kokusu hala burnumda

Ebegümeci


Köremen


Ginkiş

Isırgan

Etin pişmesini bekleyen enginar

Otların şöleni

Et ile kaynaşan enginar


Zeytinyağlı taze bakla
     Bundan sonra ki yazılarım biraz yemek tarifi ağırlıklı olacak,ilgilenenlere duyurulur. Sağlıcakla kalın...

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir