23 Aralık 2013 Pazartesi
Dalgalandım da duruldum...
Hafta sonu hareketli mi hareketli,ilginç mi ilginç geçti gittiiii... Uçuş durdu hatta inişe bile geçildi. Ayaklarım yere bastı basacak,dün kontrolum vardı ilaç dozum şimdilik aynı kalıyor. Paniğim geçti elbette rahatladım,şöyle bir silkelenip toparlanmaya geçtim. Bir doktor arkadaşımın önerisi ile bir dal merkezinden randevu aldım yarın ordayım. Çokça konuşup kaygılarımı paylaşabileceğim gerçek bir profesyonele cidden çok ihtiyacım var. Önlenemez yükselişlerimin artık düz bir çizgide gitmesi lazım,bedenim de ruhumda durulmalı diyorum. Yarın ola hayrola bakalım bir başka bakış durumumu nasıl değerlendirecek,bekleyip göreceğiz...
20 Aralık 2013 Cuma
Doldum doldum taşıyorum...
Bugün kan düzeylerimin sonucunu elime alınca allak bullak oldum hala kendime gelemedim. Duygu durum tablom zaten belli idi birde bunları tablo olarak elime alınca moralim yerlerde. Giden mesajlara cevap gelmedikçe iyice düştüm akşam oldu hala cevap alamayınca ağlamaklık oldum. Doktor arkadaşım inanılmaz bir anlayış ile beni teselli etmeye çalıştı ama nafile huzurum kaçtı bir kere yarın yolculuk kahveci abla bunun çaresi yok. Dileklerim çok abartılı değil ama illede birşeyler eksik olmak zorunda mı ki. İsyan etmiyorum benim,oğlumun,babamın akıl ve beden sağlığı yerinde olsun başka da birşey istemiyorum nasıl olsa olmuyor. Yeni yıla yeni evimde huzur içinde girmek istiyorum gerisi yalan.
19 Aralık 2013 Perşembe
Aralık'da bi aralık...
Aralık ayına hızlı girdim ilk hafta oğluşum ile keyifli bir 3 gün geçirdim çok ama çok mutlu olduğum bir kısa kaçamak yaşadım. Oğlum,Pınar,Raşel yine beni çok şımarttılar iyi ki ben ara ara bu kaçamakları yapıyorum bana çok ama çok iyi geliyor. Aralık'ın ikinci haftası ise eski tayfa ile bir Kıprıs çıkartması yaptım çok çok sakin bol net yazışmalı keyifli anların tavan yaptığı güzel mi güzel bir dört gün de öyle geçti. Yılın son ayında gezip tozma limitimi yine aşmak durumundayım.
Kıbrıs'da başlayan bir trafik de İzmir'e gelince fena halde alevlendi. İki yazı önce dilediğim bir dilek daha oluyor gibi,şimdilik bir muamma sonu hayırlı olur umarım. Daha düze çıkmak için 1-2 basamak atlamam gerekiyor kazasız belasız inşallah. Bugün içimin içime sığmadığı anları yaşıyorum,kafam karmakarışık. Bir dönüm noktasındayım,yoluma çıkan nimet mi değilmi yaşayarak öğreneceğim hadi hayırlısı bakalım...
18 Aralık 2013 Çarşamba
Fas'da görülmesi gerekenler listesi...
Nisan 2013'de www.tempotur.com.tr/ile yaptığım Fas turu hala hafızamda capcanlı. Telefonumun anımsatıcılar bölümünde not aldığım güzergahları sizlerlede paylaşmak istedim. Birgün yolunuz düşerse ararken tararken bana denk gelirseniz umarım bu bilgiler size de ışık tutar. Bu güzeregahlar siz seyyahlar için.
Chez Ali Show,Saadiens türbesi,Bahai sarayı,Yves Saint Laurent bahçeleri,Majorel mavisi,İfrahan,Tikkajinlet,Aktarin medresesi Fes,Cellaba kıyafet,Herkül mağarası Cebelitarık,Ramada otel Fes,Otel Rif Tanca,La Hadim meydanı Meknes,Cap spartel feneri Cebelitarık Tanca,Babelhad Rabat,Essaouira,Magador adası Essouira.
Fas bir müslüman ülkesi olarak modern yaşamı ile egzotik bir atmosferde şaşkınlıkla izleyeceğiniz görüntüler hafızalarınızda yer edecek.
2 Aralık 2013 Pazartesi
Akıp giden günler,aylar ve biten yıl
Çok hızlı akıp giden bir yılın son ayına sağlık,huzur ve mutlulukla giriyorum.
Son bir aydır hemen hemen her haftasonu yeni evimi tebrike gelen arkadaşlarımla birlikte keyifli anlarım oldu. Can dostum,komşum,çocukluğumun yaşayan kanıtı,biricik arkadaşımın desteği ile mükellef sofralar hazırladım. Gelen herkes hemen hemen istisnasız evimi çok beğendi,tabi bu durum benide çok mutlu etti. Doğru işler yapılmasının dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum. İki hafta üst üste haftasonu tatillerimi dört gün yapıyorum,önce İstanbul ve oğluş,sonra oğlumun halasının doğum gününü kutlamak için Kıbrıs. Ben sanırım Nisan gibi Fas'a gitmiş ve leyleği havada gördüm demiştim,hiç de fena bir yıl geçirdim sayılmaz. Gezilerim tabi ki çok güzel bir enerji veriyor ama yeni bir eve sahip olmak bu yılın benim için olağanüstü keyifli geçmesine vesile oldu. Beş yılımı daha sağlık ve huzurla geçebilirsem değmen keyfime. Bir de gönlümü hoş edecek,şımartacak,beni bol bol da gezdirecek bir arkadaş dilesem şimdiden belli mi olur seneye kapımda buluveririm...
12 Kasım 2013 Salı
An itibarı ile....
Evet an itibarı ile 10 000 kişi benim yazılarıma tıklamış olacak. Oğlum eteğinde ki taşları dökersin diye bana bu blogu açtığında bu rakamları hiç de düşünmemiştim. Kim ne amaçla ve ne tür bir beklenti ile benim yazılarımı okudu ise hepsine sonsuz teşekkürler ediyorum.Tamamen içten gelen ne yazmak istedi isem yazdığım basit karalamalar diyeceğim bu denemeler bu kadar kez okundu ise ne mutlu bana. Şimdi politikacıları iyi anlıyorum şu an ben bile ne vaatler veresim var bilemezsiniz. Bir kere her gün mutlaka iki satır yazacağım demek istiyorum,yemek tariflerimi de paylaşmak için pek nazlanmayacağım,seyahat yazılarımı da sıcağı sıcağına yazacağım. Eh artık kim tutar beni ver elini 100 000 okuyucu....
5 Kasım 2013 Salı
Gap turu ile bayram halleri...
Bayram gelir hoş gelir demiş atalarımız,ancak biz anneciğim olmadan bayram neşesi yaşayamayalı on yıl oldu. Bu bayram babam memlekette akrabaları ile olmak istedi,oğlum yaz geçti ayağım suya değmedi dedi haklı olarak o da güneye gideceğini belirtti. Benim gideceğim adresler belli onlarda uygun olamadılar, bana da yollara düşmek zamanıdır deyip uygun tur bulmaya koyuldum. Arayan bulurmuş derler,mevsim koşulları en uygun Güney Anadolu gibi geldi. Ikındım tıkındım taksit kredi kartı falan derken kendimi turda buluverdim. Bayram öncesi kardeşimi ve ailesini minik bir bayram yemeği ile ağırladım,bu çok içime sinen bir şey oldu. Bir gün sonra bir baş sağlığı ziyareti ve canım anneciğimi ziyaret ile gönlüm huzur doldu. Arife sabahı çok erken bir saatte Adana'ya uçarak turumuz başladı. Yedi gün sürecek kara yolculuğumuz bilinmezler ile başladı. Ben sabah kahvaltısı almadım sert bir kahve ile güne başladım,bu arada iki bayan havaalanında unutulmuş... İlk durak İskenderun bir çay molası ve kordonundan küçük İzmir'i izledik,sırada Antakya var.
Antakya da yöresel tatlarla tanıştık,gezi boyunca birlikte olacağım arkadaşlarım ile öğlen yemeği sofrasında kaynaşıyoruz. Antakya çarşısında dolaşıyor cami ve kilise ziyaretleri yapıyoruz,serbest zamanda kah ceviz reçeli arıyoruz kah ilgimizi çeken yiyecekleri tadıyoruz. Akıllarda yer edecek Çınaraltı Künefe Yusuf Usta bundan böyle künefede bize ezber bozdurdu. Otelimiz turun en güzel oteli idi,set menu olmasına rağmen pek çok mezeyi tatma şansımız oldu. Antakya'dan zihnimde altta ki fotoğraf kalacak.
Sabah açık büfede akşam ki tüm mezeler kahvaltıda idi. Antakya dan ayrılıp Kahramanmaraş'a varıyoruz. Bayramın birinci günü olması sebebi ile her yer kapalı çarşı gezisi iptal,bizde Maraş dondurması ve baklava ikilisini tatmadan şehirden ayrılmaya niyetli değiliz.
Uzun yollar kat ederek yol üstü köprüler, tümülüsler ziyaret edilerek nihayet Adıyaman'a varıyoruz. Hepimiz heyecanla Nemrut tırmanışını gerçekleştiriyoruz,gerçekten dillerimiz iki karış dışarıda hele ben zirveye ayaklarım titreyerek varıyorum. Ben çok etkilenmedim güneşin denizden batışı bana daha etkileyici geliyor. Bitap vaziyette otelimize vardık. Tur boyunca sabah erken hareket edildiği için odalarda toplanılıp konuşulamıyor erkenden uykuya yenik düşüyorum.
Sabah yine erken saatlerde yollara döküldük,ilk olarak Diyarbakır surlarını geziyoruz,Batman üzerinden Hasankeyf'e hareket ediyoruz.El-Rızk Camisi,Artuklu köprüsünü görüp sular altında kalmadan önce bir kahve içerek manzarayı zihnimize kazıyoruz.
Rüzgarın esmeye kıyamadığı şehir Midyat'a doğru yol alıyoruz,uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra programda olmasına rağmen Mor Gabriel Manastırını görememek hepimizin canını sıktı. Midyat'ta güneşi batırıp gecelemek için Mardin'e geçiyoruz,iki gece burdayız.
Sabah daha makul bir saatte yola çıktık ilk önce Dayrülzaferan Manastırını daha sonra kilise,cami müze gezileri ile kültür açlığımızı giderdik. Dünkü gidemediğimiz manastır yerine Dara antik kenti gezdirilerek rehberimiz gönlümüzü almaya çalışıyor nafile bir çaba. Öğlen herkesin tersine biz malum grup Cercis Murat Konağı adında yerel bir restaurant'ta kaburga dolması ziyafeti çektik. Tadı damağımızda yer etti sanırım sadece bunu tekrarlamak için bile Mardin'e gelebiliriz. Öğleden sonra yine müze,cami ziyareti yapıp serbest zamanda da çarşı ve sokakları arşınlıyoruz.Yorgun argın otelimize dönüp yemeklerimizi yedikten sonra oteli tanıma turu yapıyoruz ve bir yerel düğünü izlemekten büyük keyif alıyoruz. Sabah yine erken kalkıp Urfa için yollara dökülüyoruz. Yol üstünde 11 500 yıl önce yapılmış dünyanın ilk tapınağı Göbekli Tepe'yi geziyoruz. İlk heykel atölyesinin bulunduğu Göbekli Tepe aynı zamanda tarım tarihinin başladığı yer olarak bilinmekteymiş. Ardından ismi ''Yolların kesiştiği yer''anlamına gelen Harran'a gidiyoruz.
Dünyanın ilk Üniversite kalıntıları,Antik Harran Kenti,kule evler,Rasathane Kulesini gezdik. Ardından eski çağlardan beri doğu ile batının buluşma noktalarının en hareketlisi ve en önemlisi olmuş Şanlıurfa'ya varıyoruz. Şehir turunda Hz.İbrahim'in ateşe atıldığı Balıklı göl,Halil-ül Rahman Camii,Rıdvaniye camii,Bedesten'i geziyoruz. Serbest zamanda Sipahiler çarşısını gezip bol bol alışveriş yapıyoruz. Akşam yemeği sonrasında da Sıra gecesine gidiyoruz.
Sabah makul bir saatte yola çıkıp dünyada siyah gülün yetiştiği tek yer olan muhteşem Halfeti'ye varıyoruz. Güzel bir tekne turu ile Rum Kale'yi,sular altında kalan Savaşan köyünü bol bol fotoğraflıyoruz ve Gaziantep'e doğru yola çıkıyoruz.
Gaziantep şehir turunda Zeugma Antik kentinden çıkarılan mozaiklerin sergilendiği Mozaik müzesini geziyoruz,Medusa cam müzesi,Antep kalesi,Bakırcılar çarşısı ilgiyle dolaşıyoruz. Akşam yemeğimizi otelde almayıp tarihi Bayazhan'ın içindeki bir yerel restaurantta yiyoruz.
Sabah rotamız zengin tarihi ve ilahi dinler açısından önemli bir yerleşim yeri olan Tarsus. Bu gün son günümüz biraz yorgun biraz hüzünlüyüz. Eshab-ı Kehf Mağarası,Tarsus şelalesi ve tarsusun restore edilen güzel tarihi evlerinin olduğu sokakları ilgi ile geziyoruz. Öğlen yemeğimizi hafif geçiştirip akşam Adana kebabı için bileyleniyoruz. Adana'da Sabancı Camii'ni gezip kebap ziyafetine yol alıyoruz. Müessese başarılı bizden tam not alıyor,acılısı,acısızı derken damaklarımızda hoş bir tat grup ile buluşup havaalanına gidiyoruz. Uçak biraz geç ama olsun bir gezi daha mutlu mesut bitiyor gelsin sıradakiler.
11 Ekim 2013 Cuma
Geçen bayramda Rusya ve yine bu bayram öncesi hallerim...
Bu akşam iş çıkışı pek keyifli idi,9 günlük tatil başlangıcının olmasından mıdır son bir saat netten yazışmaktan mıdır nedir bilemiyorum neşeliyim neşeli olun neşeli olalım halleri var. Aslında güne keyifsiz başladım ancak gün içinde olaylar güzel gelişti ve günü güzel bitirdim. Sevgili iş arkadaşım komşucuğumla vedalaşırken söz bloğuma geldi ve ben tembellikten sıyrılıp bu keyifle birşeyler yazmalıyım dedim ve klavyeyle dansa başladım. Öncelikle bu tembellik hallerim artık ortadan kalksın istiyorum paylaşmak istediğim o kadar çok olay var ki,en azından şu son gezilerimi yazsam çok iyi olacak. Geçen yazılarımdan biliyorsunuz apar topar bir ev satışı,yeni ev,tadilat,taşınma ve iki gece evde kalıp ver elini Rusya demiştik. Yani baba kız seyyahlar yollara düşüp çok merak ettiğimiz Rusya'yı Volga nehrinden gemi ile Moskova'dan St.Petersburg'a kadar dolaştık. Ben yine bir fotoroman hazırladım ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yeni uygulamaya alışamadım,fotoğraf altı yazılarını nasıl yazılacağını bilemedim bilen varsa yazarsanız sevinirim. Panaromik bir Moscova ve Volga fotoromanı oldu ardından St.Petersburg gelecek....
1 Ekim 2013 Salı
Kış gelirken gelirken....benim hallerim...
Bu sabah burnuma düşen yağmur taneleri,toprak kokusu iyi ki yaşıyorum,iyi ki sağlıklıyım dedirtti. Keyifli keyifli müzik dinleyerek güne başladım ve hastaneye gelmemle birlikte modum düştü düştü düştü. Bir iki net yazışması biraz toparladım gibi,ancak ben bugün kuaförüme gidip boya cila işlerine girişeyim ki biraz yükselebileyim. Sabahtan bir arkadaşımın ameliyat hazırlıkları ile ilgilendim,çok hoşnut kaldılar bende onore oldum. Gelen giden trafiğim çok yoğun değil ancak bende bir yılgınlık halleri oysa gece zor uyudum hatta takviye aldım,yüksekmiyim düşüşdemiyim anlayamadım. Yine kanım hızlandı adrenalin adrenalin diye çığırınıp durmakta. Bu durumda uslan artık deli gönlüm demekten başka diyecek bir şey yok.
Bu hafta sonu ben yine bu gölü izleyerek sarı yazı yaşamak için güneye doğru ineceğim,kış gelmiş neyime benim gönlüm hep bahar hep bahar:)))
15 Eylül 2013 Pazar
Sonbahar hep hüzündür gönlümde...
2013 geneli yani son 8 ayı çok hareketli geçti.1.5 yıldır satılamayan evim bir anda satıldı ve ben yine biranda yeni evimi alıverdim. Her şey bir ışık hızı ile olup bitiverdi,bu durum benim yaşamımda önemli bir dönüm noktası oldu. Dilerim yeni evimde babam ile birlikte sağlıklı,mutlu günlerimiz olur. Yine 2012 Aralık ayı itibarı ile yurt dışı gezilerim de ara vermeden sürüp gitti. İngiltere;Londra ve Brighton'un altını üstüne getirmece,baştan başa Fas turu,ardından Bulgaristan Plovdiv şehrini gezmece,bayramda baba kız gemi ile Volga turu yapıp Moskova ve St Petersburg'u tanımaca,yetmedi ardından çok güzel insanlarla Midilli şenliğini yaşadım.Gönlümden uzun uzun o gezmelerimi anlatmak geçiyor ancak elim tuşlara uzanamıyor,üzerimde bir miskinlik, bir tembellik sormayın gitsin. Umarım bu haller kısa süre sonra üstümden akıp gider ve ben bol gezmeli,yemekli yazılarımı sizlerle paylaşmaya başlarım.
| Gönlümde bu ev gibi pembeleşse |
3 Eylül 2013 Salı
Ortaya karışık....
Çok ama çok hızlı geçip giden günler,ev sattım,ev aldım,tadilat,taşınma...Derken bayram tatilinde 12 gün Rusya,yetmedi 3 gün Midilli gezmeleri...Tatlı bir yorgunluk,mutluluk sarhoşu olma durumları....Oturup iki kelam edesim var çok yakındaaaa:))))
21 Temmuz 2013 Pazar
Yeni yeni şeyler...
2013 ve de Temmuz'u bana çok çok iyi gelecek,pek yakında yeni yeni şeyleri sizlerle de paylaşacağım az kaldıııı:)))
4 Haziran 2013 Salı
Sözün bittiği anlar...

Bu gençler geleceklerini arıyor,hepsi bu.Anlamayan, anlayamayanlara duyurulur.
25 Nisan 2013 Perşembe
Fas Günlüğüm...
Fas uçağına ucu ucuna yetiştik ve rehberimizin tatlı sert sitemi ile yerlerimize oturduk. Önümüzde tam 4 saatlik bir yol var,kah filim izleyerek,kah müzik dinleyerek,güzel bir yemek,şarap keyfi derken vakit akıp gitti. Casablanca'ya inince saatlerimizi 3 saat geri alıyoruz,böylece yaşamdan 3 saat kazanıyoruz mu ne:))
Casablanca'da kalmıyor hemen yola çıkıyoruz,istikamet Rabat. İlk olarak V.Muhammed anıt mezarı,Kasbah Oudayas Kalesi ve eski şehiri gezdik. Rabat şehir turunun ardından Atlas Okyanusu ve Akdeniz'in buluştuğu Cebelitarık boğazı kıyısında kurulmuş olan Tanca'ya varış.
![]() |
| Leyleği havada yani yüksektlerde gördük mü gördük |
![]() |
| Cape Spartel deniz feneri Kahvaltıdan sonra UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi'nde yer alan ve Fas'ın dini ve kültürel başkenti olan Fes şehri gezisinde; Yahudi Mahallesi, Güney Burcu, 14.Yüzyıl yapımı Al-Attarine Medresesi, 9.Yüzyıl'da kurulmuş Karaouine Üniversitesi, Nejarine Meydanı ve Çeşmesi'nin de içinde bulunduğu eski şehir (Medina) turu yapıldı; pamuk, ipek, bakır, deri, mermer ve seramik ürünlerinin bulunduğu zanaatkarlar çarşısı gezildi. Öğle, akşam yemeği ve konaklama Fes’te. Fes sokakları Fes şehrindeki ünlü tabakhaneler Sabah erken kahvaltıdan sonra Fes' ten ayrılıyoruz. İlk molamızı 20yy Fransız egemenliği döneminde; kayak merkezi olarak kurulan ve günümüzde Fas'ın önemli tatil beldelerinden biri olan İfrane'de veriyoruz. Atlas Dağları'yla çevrili vadide panoramik otobüs yolculuğu sonrası Benemelal'de alacağımız öğle yemeği ardından akşam "Kızıl Şehir" olarak adlandırılan ve UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRASI LİSTESİ'nde yer alan Marakeş' e varış. Otele yerleşme. Akşam yemeği ve konaklama Marakeş’te Riad Mogador otelde.
Majorelle Bahçesi
Otelde aldığımız kahvaltı sonrası Marakeş şehir turu. Bu turumuzda; dünyaca ünlü Majorelle Bahçesi ve Müzesi, İspano Moresk mimarisinin 800 yıllık örneği Koutobia Minaresi, Saadien Anıt Mezarları, 19.Yüzyıl' da şehri idare eden paşa tarafından yaptırılmış Bahia Sarayını geziyoruz. Öğleden sonra ise UNESCO Somut Olmayan Kültür Miras listesinde koruma altına aldığı ilk şehir meydanı olan Jemaa el Fnaa yani Kıyamet Meydanı’na gidiyoruz. Jmaa El Fna Meydanı'nda, cümbüş halindeki gösteriler ve sokak yemekleri ile labirenti andıran ve ‘souk’ denilen çarşılara ev sahipliği yapan dar sokaklarında el sanatlarının tüm örneklerini görüyoruz. Afrika'nın bu hareketli meydanında: meddahlar, yılan oynatıcıları, cambaz gösterilerini de izledik. Akşam yemeği ve konaklama Marakeş’te oldu. Bu geceye ait unutulmayanlar listesinde yerini alacak olan Chez Ali Show gerçekten de izlenmeye değer bir gösteri. Chez Ali show selamlama sahnesi
Baharatçılar
|
Jemaa el Fnaa meydanında faytoncular
Kahvaltı sonrası tam gün; UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRASI LİSTESİ'nde yer alan ESSAOUIRA 'ya gezi düzenlendi . Atlas Okyanusu kıyısında yer alan bu küçük balıkçı şehri Fas'ın en romantik mekanı. Bizlere biraz da eski Bodrum'u hatırlatan Essaouira bir çok sanatçıya ilham kaynağı olmuş. Eski bir Portekiz limanı olan şehir Arap hakimiyeti sırasında kale ve limanını koruduğu gibi Hıristiyan Portekizliler ve Musevi nüfusa katılan Müslümanlarla tam bir kozmopolit yapıya bürünmüş. Akşam yemeği ve konaklama Marakeş’te.
![]() |
| Essaaouıra balıkçı barınağı |
![]() |
| Atlas Okyanusunu izlemek |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Evet oğluşum çok haklı yine kaygılanacak bişiler buluyorum ya pes yani. Bu güne kadar görmediğim sevgi selinden şımarıp dururken nereden...
-
Yeni yıla uykuda girdim,12'de aramasını beklediklerim erken arayınca ben 12'de tosur tosur uyuyordum.Yeni yılda zinde bir şekilde...












