| Cannes'de ki eğlencemiz atlıkarınca |
Burdan Nice geçiyoruz,meşhur Cote D'azur plajını şöyle bir turlayıp şehrin ara sokaklarına dalıyoruz,önce bir cafede buz gibi Avrupa'da ki milli serinleticimiz Amstel beer ile enerjimizi topluyoruz. Ben şeker çocuk rehberimizin pizzasından tırtıklıyorum ve engin tecrübelerimden yola çıkarak Fransız pizzasının hamuru bizim damak zevkimize daha yakın diye beyanatta bile bulunuyorum:)) Daha sonra rivayet edilen ucuz parfüm için atlılar gibi koşa koşa(süremiz azalıyor)dükkanları talan ediyoruz yok yok yok,bolca parfüm sıkınmak tek karımız oluyor ucuz mefhumu kişisel bir yorum tabii. Hiç birşey alamasak da dün gördüğümüz dönümlerce üzüm bağının meyvesi rose şaraplarımız ile çarşı turundan elimiz boş dönmüyoruz.
Akşama doğru ise minik dev ülke Monako'ya vardık,otobüs bizi Monte Carlo'da bir casinonun önünde bıraktı. Sağa bak sola bak adeta zenginlik akıyor,o dağın eteğinde her santim oya gibi işlenip binalar ve yollar ile donatılmış. Binaların arasından bazen binanın içinden döne döne merdivenler ile sahile iniyoruz. Grup dağıldı biz iki göçmencik kıvrıla kıvrıla sahile iniyor ve bir restaurantta kerahat vaktinin hakkını verip buz gibi rose şaraplarımızı yudumluyoruz. Bana kalsa bir de deniz ürünleri ile yapılmış tagliatelle yiyip,İtalyan ve Fransız mutfağını karşılaştıracaktım amma arkadaşım benden pinti çıktı çok pahalı diyerek siparişimi engelledi. Yine dolana dolana onca merdiveni bu kez yukarıya doğru çıktık,tam vaktinde buluşma yerindeyiz. Toplanıp hareket ediyoruz güzergah tekrar İtalya daha doğrusu Venedik. El ayak çekilince ben koridor palasa serilip uyur uyanık sabahı ediyorum.
Sabah esselatta Venedik kapılarına dayanıyoruz,Vaporetto bileti almak,binecek yeri bulmak 1.5 saatimizi aldı. 10:30 gibi Venedik karasularındayız,2.5 saat serbest zaman verildi. Buluşma noktamız San Marco meydanı,yürü yürü Venedik sokakları aşındı. Gezinin en keyifli anlarından birisi de gondola binmek oldu,6 kişi 80 euroya 20 dakika çok keyifli bir tur yaptık. Buluşma yerinden iskeleye yürümek tam da öğlen sıcağında hepimizin hışırını çıkardı. Dönüşte vaporettonun alt katını kullandık püfür püfür esti de kendimize geldik. Otobüse varınca bir güzergah krizi yaşadık,oylamalar falan hikaye oldu. Sabah gördüğümüz hediyelik eşyacılar çok uygun fiyatlı idi,tekrar oraya gitmeye şoförler ve tur operatörü taş koydu. Hepimiz kös kös yerlerimize oturduk,bir nevi küsüp homur homur homurdandık. Birileri çok da duydu.....
Hedef Zagreb 360 km 8 saat,Balkanlar da buluşmak üzere.