23 Eylül 2010 Perşembe
Günlük hallerim, günlük işlerim.....
Dün akşam eve otobüs ile döndüm,çok kolay oldu daha hastahanenin ordan oturmak için yer vardı.Tüp bebekten arkadaşım Fatoş ile laflayarak yolu hiç anlamadım,ikimizde aynı durakta indik.Ben eve varır varmaz bir gün önce yiyemediğim için aklımda kalan dolmalara yumuldum yine oburluğum üstümde ne yiyip içeceğimi şaşırdım:)))Babam Fatoşun fotoğraflarını almış onlara baktım canım arkadaşım nasıl da güzel gelin oldu.....Bugün sabah Skype da görüştük o konuştu ben yazdım çooookkk özleşmişiz,ağlamaya başlayınca kapattık kötü oldum:((( Yeni evimizin aidat işini hallettim EFT yapabilmek için epey cebelleştim teknoloji özürlü olmak çok zor,yinede kendimi kutluyorum kurcalarken kurcalarken birsürü işimi halledebiliyorum o bana yeter.Bugün iş çıkışı saçımı boyatacağım yeni bir kuaför deniyorum Seyyuşun tavsiyesi...Akşam yine otobüs ile dönebilirim
21 Eylül 2010 Salı
Taşınma telaşeleri,yeni ev,yeni heyecanlar......
Taşınacaktım,taşınıyordum derken nihayet cuma gününden buyana artık Gaziemirliyiz:)))Taşıma şirketi bizi hiç üzmedi herşey tıkır tıkır yürüdü akşam dört buçuk gibi işleri bitmiş ve gitmişlerdi. Memnuniyetimi sizlerle paylaşmak isterim şirketin adı Akyel nakliyat gerçekten bizi üzmediler .Ancak zeytinyağlarımızı ve diğer evde bıraktığımız portmantoda ki ayakkabıları unuttukları için almadılar,artık babam bir iki sefer yaparak onlaları getirecek.. Yerleştirmenin çoğunu işçiler yapmıştı mutfak ve salonda ki üniteleri ben yerleştirdim. Bir yandan da yine çuval çuval kullanılmayan işe yaramayan birsürü eşyayı attım,ne kadar çok ıvırımız zıvırımız varmış aman tanrım az daha evimiz çöp eve dönüşüyormuş.(bu sözü Fatoş da taşınırken etmişti) Bence en çok on yılda bir ev değiştirmekte fayda var bu benim görüşüm tabii ki :)) Tebdili mekanda ferahlık vardır diye boşuna dememiş atalarımız!!!! Pazar akşamı artık herşey yerini bulmuştu misafir bile kabul ettim. Önce canım Işınım ve Sabri geldi evimize bereket getirsinler inşallah,onların ardından da Özlem hoşgeldin komşu ziyareti yaptı çok şık bir tart pişirme tepsisi getirdi bol bol lafladık ben biryandan yemeğimi bile yaptım.....Örenden arkadaşım aradı uzun uzuuun lafladık,uykularım maşallah çok güzel ve deliksiz.Pazartesi Pınar ve Azra ile işe gidip gelmek pek keyifli oldu ağzımızın tadı bozulmasın inşallah.Tek eksiğimiz salon ve babamın odasına tül perde,onu da Kemeraltında İntaşlar mefruşat dan halledeceğim.Bugün önce perde sonra da Patikatrek üyelik işini bitireceğim ve evde nefis biber dolmam var ona koşacağım.
13 Eylül 2010 Pazartesi
Bayram bitti.....
Biraz hüzünlenerek de olsa oğluşumdan ayrıldım ve eve döndüm.Babam taşınma havasına girmiş odasını toplamış koli koli yığmış.Ben apartman defterini yazmak için tüm dikkatimi toplamışken alt katın gürültüsü ile dağıldım,Kamuş polis çağırmış bir kavga bir gürültü tehditler gırla...Tabi Kamuşu teselli etmek gene bize düştü.Uzun uzun konuştuk gitmemize çok üzülüyor ama gittiğinize pişman olacaksınız demekten de kendini alamıyor.Hacı teyze bayram tatlımızı getirmiş afiyetle lüplettik.Bende ufak tefek ayakkabı ayıkladım,depoya kaldıracağımız eşyaları koliledim,yemek yaptım.Akşam üzeri oğluş aradı sesi keyifliydi,ıvır zıvır atarak biraz hafifledim.Bu taşınma işi bize çok iyi gelicek öyle hissediyorum:))
10 Eylül 2010 Cuma
Rachel Ortaköy
Bugün bayramın üçüncü günü yolculuk geldi çattı....Dün çok keyifli geçti,arkadaşım Rachel ile buluştuk.Beşiktaştan Ortaköye laflaya laflaya yürüdük,ben bu yolu çok seviyorum ulu çınar ağaçlarının kapladığı çok mistik bir güzergah.Küçük bir meydan turundan sonra House Cafede mola verdik,daha doğrusu uzuuun uzun oturduk.Rachel anlattı ben dinledim,ben anlattım Rachel dinledi saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık.Havada biraz poyraz vardı ayaklarım üşüyünce hadi kalkalım dedik.Yine aynı güzergahtan konuşa konuşa yürudük.Rachel çok gırgır bir kadın insan onunla beraberken zamanı unutuyor.Ben yoldan Acanımı aradım beni Beşiktaşta bıraktığı yerden alacak.Biraz vaktimiz var balık pazarını gezdik birer marul aldık,Adl Isk a girdik XL beden yok sözüne çok içerleyerek hemen mekanı terk ettik.Acanım tam vaktinde geldi Rachel ile ayrıldık evimize döndük küçük bir akşam alışverişi yaptık.Bu gece ahçı oğluşum bana mantarlı tavuk bonfile ve fesleğen soslu kremalı makarna yapacak,mutfakta onu izlemek istiyorum izin vermiyor iş yaparken ayağının altında kimseyi istemiyor....Peki kabul,görelim bakalım ortaya ne çıkacak??Ben bir marul salatası yaptım ve mutfaktan çıktım,çok beklemeden yemekler hazırlandı soğutulmuş beyaz şarabımız eşliğinde nefis bir akşam yemeği yedik:)))Korkuyorum anne adında bir Türk filmi izledik ben uyukladım sonunu getiremeyip gittim yattım deliksiz bir uyku uyudum, sabah Tosun tıkırtıları ile uyandım.Acanım salonda koltukta uyumuş kalmış odaya götüremedim orda S şeklinde uyuyor.Ben yokken inşallah hep böyle uyumuyordur.Bende Tibet hareketlerimi yapıp valiz hazırlayayım kürkçü dükkanına dönüş vakti geliyor.....
9 Eylül 2010 Perşembe
Şeker tadında bir bayram
Sabah uykumu almış olarak uyandım yani Tos tarafından uyandırıldım. Yavrucuk çok acıkmış miyavlarla derdini anlattı,göz kararı mamasını verdim. Güzel bir duş,bakım derken biraz facebook takıldım oğluş hala uyuyor... Bir bayram sabahından çok keyifli bir tatil sabahı yaşıyorum:)) Bayramı gelen mesajlardan hatırlıyorum....11: 30 gibi canımcım uyandı yine boyozlu börekli nefis bir kahvaltı yaptık....Kendi ellerimle ona kahvaltı hazırlamak beni çok rahatlatıyor....çocukcağızımın yemek yemesini izlemek beni mutlu kılıyor:))) Babamı, teyzemi,Nurten teyzeyi aradım bayramlaştık. Pınar aradı Nurten teyzenin telefonunu istedi msj olarak göndemeyi beceremedim :(((
8 Eylül 2010 Çarşamba
Bayram, oğlum, İstanbul.....
Tam üç ay oldu ben oğluşuma sıkı sıkı sarılmadım. Nasıl özlemişim anlatamam. Beni havaalanından aldı,sahilden doğru eve. Evde Sercan ve Özgür vardı biraz lafladık Çin gezisi fotoğraflarımizi izledik keyifliydi.Gündüz Döndü gelmiş ev gene pırıl pırıl dolaptada yemek vardı içim rahatlıyor. Benden uzakta sanki aç geziyormuş hissine engel olamıyorum. Gece rahat uyudum sabah ezan sesi uyandırdı oğluş salonda uyumuş kalmış onu odaya yatırdım gene kesik kesik uyudum. Saat on buçuk gibi kalktım kahvaltılık yumurta, domates, peynir, meyve suyu aldım. İzmir'den boyoz getirmiştim onları keyifle yedik. Kahvaltı sonrası salonda L koltukta yayıldık uyukladık. En önemlisi benim için paylaşılması gereken konular vardı paylaştık. Yani ben eteğimdeki taşları döktüm. Zor muydu hayır, üstümden koca bir dağ kalktı... İyi ki gelmişim, iyi ki biraradayız hayat herşeye rağmen çoookkk güzel....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Evet oğluşum çok haklı yine kaygılanacak bişiler buluyorum ya pes yani. Bu güne kadar görmediğim sevgi selinden şımarıp dururken nereden...
-
Yeni yıla uykuda girdim,12'de aramasını beklediklerim erken arayınca ben 12'de tosur tosur uyuyordum.Yeni yılda zinde bir şekilde...