Ben çocukluğumda Bulgaristan da yaşadım,orda baharın gelişi mart ayının girmesi ile kutlanmaya başlanırdı. Herkes yakasına kırmızı ve beyaz püskülden oluşan küçük seramik süslerin olduğu bir süsü takar,adına marteniçka denilir ve birbirlerine baba marta kutlu olsun diye tebrik kartları gönderirlerdi. Dolayısı ile henüz bahar gelmeden içiniz neşe dolardı. Ben 15 günde bir şehir değiştirince doğanın uyanışına yakınen tanıklık ettiğim için zaten içim kıpır kıpır ama böyle bir geleneksel kutlama tüm toplum için pek hoş olurdu diye de düşünmeden edemiyorum. Ben de herkes gibi sabahları yataktan kazınarak kalkıyorum ama işe giderken bindiğim serviste takıyorum kulaklığımı fıkır fıkır müzikler ile güne coşku ile başlıyorum. İstiyorum ki herkes biraz manik olsun,hayat daha bir yaşanası olur sanki.
Benden bir iyi haberde son aldığım şarkı söylemek kararı,belediyenin kültür merkezinde her pazartesi saat yedi ile dokuz arasında türk hafif müziği korosunun çalışmalarına katılacağım. Şimdilik solo söylemek gibi bir kaygım yok ama ileride neler olur bilemiyorum:)) Sekiz mayısta gösterimiz var,ünlü sanarçı Recep Aktuğ ile performans sergileyeceğiz!!!!
Bir beyin MR'ı çektirmek zorunda kaldım,biraz sesim kısık,biraz burun akıntılı,ilaçlar herzamanki gibi iyiyim iyiyim bir sorun yok.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder