3 Mayıs 2012 Perşembe

Mayıs geldi,hoş geldi.....

   Geride kalan haftasonumu yine pek hareketli geçirdim. Babam Tire Bademler beldesi'nde kamp sezonunu açarak vakit geçirince,ben yine ev partileri ile haftayı kapattım. Işın ve Sabri çiftini bol muhabbetli,sohbetli bir sofrada ağırladım. Işın İstanbul'dan iş gezisinden dönüyordu,havaalanından doooğğğru bana geldiler. Uzun günler,haftalar oldu biz laflayamamıştık. Program öğleden sonra belli oldu ama ben tabiri caiz ise döktürdüm. Ben Işın ve Sabri ile içki içmeyi pek severim,ancak ev sahibi olarak otur kalk hizmetlenirken pek içki ayarımı tutturamadım. Gecenin sonunda zurna olarak Işın başı çekti.
  Biraz da yediğimiz içtiğimizden bahsedeyim;yoğurtlu havuç,yoğurtlu çiğ semizotu,fava,piyaz,köz patlıcan
 salatası,çiğ köfte dadduruktan(bunun hikayesi anlatılıcak),sivri küçük turşu biber,Ezine koyun peyniri,bol yeşillikli marul salatası.

Misafirlerim gelmeden az önce
     Tabii her zamanki gibi muhabbetin baş konukları babalarımız idi. İki zıt karakter olan babalarımız huysuzluk konusunda ortak müşterekte buluşuyorlar ya,helal olsun. Ama annelerimiz onları bize emanet edip gitti,biz bu duruma katlanacağız başka çaresi yok. Çok şükür oğlanlardan yana bir sıkıntı yok,onlar görüşmüyor ama biz onların ilkokul yıllarından bu yana hep bir aradayız. Dilerim bu dostluğumuz bir ömür sürer gider. Yine yemeklere dönelim;zeytinyağlı enginarlı iç bakla hem zeytinyağlı hem ara yemek olarak damaklarımızı şenlendirdi,ana yemek ise Sema görümcemden öğrendiğim soy soslu Çin usulu sebzeli tavuk. Ben daha önce kağıt kebabı şeklinde sundum onu yiyen arkadaşım çok övgü dolu sözler söyledi bu kez de  pişirme kağıdını gondol şeklinde yapıp üstüne kaşar koymak gibi bir gaflette bulundum:(( Açıkçası kaşarı eritip kurutunca(laflamaktan) pek iç açıcı olmamış idi. Ama canlarım pek de severek yediler. Fazla fotoğraf yok ama yine de bu tavuğu tarifi verilecekler listesine aldım. Gece uzun sonunu bir tatlı ile taçlandırmak gerekiyor idi,o da(bir arkadaşımın kulakları çınlasın:)) jöleli çilekli irmik tatlısı. Yapımı çok basit ama görünüş ve lezzet nefis oluyor,onun da fotoğrafını çekmemişim ilk yaptığımda fotoğraflayıp tarif vereceğim. Laf lafı açınca ben rekorumu kırdım gecenin yarısından sonra uyudum,olsun kırk yılda bir olur o kadar çok güzel bir gece idi.
     Pazar sabahını pazar öğlesine çevirip biraz kendimi şımarttım,daha sonra da enginar alışverişi için pazara gittim. Enginarlar çok enfes görünüyordu 6 tane hemen pişirmek için 6 tanede buzlukta saklanıp Acanım için aldım. Eve gelince Pinarikom aradı çok hasta ders çalışıyor ve aaççç. Analık damarım kabardı hemen bir sefertası hazırlayıp kuzucuğuma götürüp onu doyurdum. Bir pazar da böylece geçip giderken telefon konuşmaları beni manikletti ve pazartesi öğleden sonra yurdumun o çok özel  köşesine yolcu  olmaya karar verdim. Bir tam gün ve iki geceden oluşan kaçamak herşeye değer dedim ve gittim.


Taş eve ulaşan patika ve yeşilin her tonu
   Pazartesi gece dokuz gibi eve vardım,sofra hazır, balıklar hazır,çingene salatası en lezzetli hali ile baş köşede. Çok nefis bir yemek oldu,bir taraftan sulanmakta olan bahçenin yeşil kokusu anlatılmaz yaşanır.
Salı günü bir tembellik sorman gitsin,nefis bir sabah kahvaltısı onca yola değer dedirtiyordu.


Yumurta sarısı değil turuncusu bu

Denize baksam hep, ufuklara dalsam hep
Öğleden sonra da ben sezon açılışı yapıp tumba denize daldım. Eve dönüp zeytinyağlı iç bakla pişirdik,mezgit  yedik nefisti nefis. Hemen sabah oldu,uyuklayarak İzmir'e dönüş pek tatsızdı.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir