Rüya gibi bir üç günden sonra evdeyiz,gerçekten de yorulmuşuz. Ancak fotoğraflarımızı pc'ye aktarmadan yatmıyoruz. Şurda şunu,burda bunu yapmıştık diyerek fotoğrafları büyük bir keyif ile izliyoruz. Sabahtan akşama neler yapacağımızı da planlıyoruz ve odalarımıza çekiliyoruz.
Sabah yine enfes bir kahvaltı ile güne başlıyoruz,daha sonra da alışverişe çıkıyoruz. Yine in bin otobüsü kullanıyoruz,son hediyelik işlerini hallediyorum. Yorgun argın eve dönüyoruz,ama iş yemek olunca akan sular duruyor. Hiç üşenmeyip hamur açıyor ve mantı hazırlıyoruz. Harıl harıl hazırlayıp,hapur hupur bir çırpıda yedik. Çok yedik çok yedik derken yarına da aşure pişirmeye karar veriyoruz:))
Bugün çok işimiz var,sabah aşure telaşı ile hamaratlıkta sınır tanımıyoruz. Bu ölçüler hem pratik hem kolay,dönünce bende yapıp paylaşacağım.
Aşure faslı bitince yine yollara dökülüyoruz,son tur alışveriş için otobüs ile Hove bölgesine gidiyoruz. İlk durak bir elektronik eşya satan mağaza,sebze pişirmek için buhar makinesi aldım. Ufak tefek magnet gibi alışverişlerimizi de yapıp dinlenmek için Royal Palace'da buz pistinin kıyısında kahve keyfi yaptık. Akşam için yemeklik alışverişi yapıp eve taxi ile dönüyoruz. Bu gece son gecemiz balık ve mantardan oluşan bir menümüz var,hemen işe koyuluyoruz. Bir yandan karides haşlıyoruz,bir yandan somon sosluyoruz,bir yandan mantar fırında sosunu hazırlıyoruz. Hiç üşenmeden hazırlıklar ve pişirme faslı bitiyor,yeme faslı on dakikada bitiyor. Bu gece birde pub keyfi yaptık,gitmeden Irısh pub'da da keyifli saatler geçirdik.
Sabah erken kalkıp yine mükellef bir kahvaltı yapıyoruz,heyecan ile arkadaşımın eşinin bizi havaalanına götürmesini bekliyoruz. Son dakika da check-in yaptırıp ben ve el bagajlarım yola çıktım. Sakin geçen yolculuk sonrası İstanbul'da oğluşuma kavuşmak çok güzeldi.