20 Temmuz 2012 Cuma

Yollar beni bekler...

   İki haftalık Avrupa turundan döndüm. Kısaca özetlersem çok yorucu ama çok keyifli bir geziydi derim. Kafadan bir gece de uzatılan gezimiz unutulmazlar arasında yerini aldı. Aslında oldukça sıkıntılı bir hazırlık aşamasından sonra çıktığım bu gezi hemen hemen hiç problemsiz bitti. Şu sıralar tek eksiğim yurdumun o müstesna yerine gidememek. Ama yinede sakinim herşey de vardır bir hayır diyerek keyfimi bozmuyorum. Geldim hemen ertesi günü tur arkadaşlarım ile buluştum,fotoğraf alışverişi yaptık,sohbet ettik,keyiflendik. Zaten kimler kalıcı kimler geçici arkadaş olacak, tur sonuna doğru belli oldu. Her seyahatten elde var iki desek gönül hanem dolar taşar.
   Ben dilimin döndüğünce size gün gün nerelerde gezip dolaştık, becerebildiğim kadar fotoğraflar ile destekleyerek anlatacağım. Gezi sıcak bir haziran günü İzmir'den başladı. Kim ile hangi koltukta oturacağım heyecanı ilk kaygımız idi. Geçen yıldan tanıdığımız tur başkanı bu yıl daha organize gibi.Yine geçen yıldan üç kişi tanıdık olunca kendimi pek huzurlu hissediyorum. Bekar bayanların çoğunluğu oluşturduğu sakin mazbut insanlar gibi görünüyorlar. Benim yanıma oturan yol arkadaşım genç bir öğretmen,biraz huysuz bir çocuk havası seziyorum ama vardır bir hikmeti deyip herşeyi zamana bırakıyorum.
   Sabah 11 gibi hareket ettik Karşıyaka,Menemen,Aliağa derken bu yolu özlediğimi fark ettim. Ayvalık,Edremit ve Akçay'da Yasa tesisleri'nde mola. Tesis 5 yıldızı hakediyor,yediğim köfte enfesdi. Altınoluk,Küçükkuyu,Ayvacık,Kaz dağlarından Çanakkale'ye doğru yol alırken yeşil ile mavinin büyüleyici dansını izliyoruz. Hiç beklemeden Eceabat feribotu ile karşıya geçiyoruz,Keşan'da kısa bir mola 4 yolcu daha alıyoruz ve gece 24'de İpsala'dayız. Gümrük işlemleri hızla hallediliyor istikamet Selanik,ben geceyi koridor palasta geçiriyorum. Ne yalan söyleyeyim rüya bile gördüm,sabahın erken saatlerinde Selanik'deyiz. İlk olarak Atamızın evini ziyaret edeceğiz.  Yunanlı polisler şaşkın tadilatta ki binanın nesini göreceğimizi merak ediyorlar,biz hiç bıkmadan tek cephesini görebildiğimiz evi poz poz fotoğraflıyoruz. Polislerin ve semt halkının şaşkın bakışları altında Atamızın evinden ayrılıyoruz,hedef Selanik kordonu. 3.5 saat serbest zamanımız var.

Selanik'de Atamızın doğduğu ev

Bu zaman zarfında yol arkadaşım ile ısınma turları yapıyorum,şaklabanlık yapıp banklara yatıyoruz ve uyuyup kalıyoruz. Sonra bankın esas sahibi evsizler gelince kalkıyoruz bir leydi edası ile lux cafede oturup frappemizi yudumluyoruz.Etrafımız pazar ayininden çıkan  gerçek leydiler ile doluşunca kalkıp buluşma yerine gidiyoruz. Ekip tamam artık İgoumenitsa yoluna çıkabiliriz. Tam da kerahat vakti minik şirin bu sahil kasabasındayız. Yine uzun bir serbest zaman dilimi verildi,bu kez arka ve ön koltuk arkadaşlarımız ile kasabayı geziyoruz. Bir vaftiz törenine hazırlanan kiliseyi poz poz fotoğraflayıp sahile iniyoruz,güneş batmak üzere manzara müthiş. Sahilde bir cafede oturup güneşi batırken frappelerimizi yudumluyoruz. Buluşma noktasına varıp hep birlikte feribota binmek için iskeleye yürüyoruz,bir saat sonra da feribottayız. Uyur uyanık bir gecenin sonunda İtalya'nın Bari limanına varıyoruz,fotoğraf çekimleri gırla gidiyor.İtalya bundan sonra ki yazımda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yaşam anlardan ibarettir........

Yaşam anlardan ibarettir