Bu haftaya güzel başlamıştım,diet programım iyi gidiyor evde de işte de bir sorun yok.Ancak dün yani salı günü sallandı ve biz çok sevdiğimiz sevgili Oktay hocamızı kaybettik....Mekanı cennet olsun benimde gebeliğimi takip etmiş üstelik muayenehanesinde beş kuruş da para almamıştı.Doğumumu devlet hastahanesinde yapmıştım teşekkür için kül tablası ve çakmak almıştım birtürlü götürememiştim hala evde duruyor.Sonra kısmet aynı klinikte çalışmamıza vesile oldu bir türlü cesaretimi toplayıp bu olayı kendisine açamadım.Öyle böyle derken kendisi emekli oldu ara ara sağlık kontrolleri için gelirdi.Her zamanki mutevaziliği ile ''Nasılsın müdüre hanım sırada hangi gezi var''diye bana takılırdı.
Geçen hafta içinde hastahaneye yatmıştı,ben yine ritim sorunundan dolayı tahlilleri yapılıyor diye açıkçası çok olayın üstünde durmadım.Pazartesi öğle arasında bir gitsek dedim gene oturup kaldım laf salatası yaptım.Şimdi nasıl içime dert oldu gitmedim helalleşmedim diye size anlatamam.Bu bana ders olsun hastalıkta,hatta hastalıktan önce bir kişinin bende emeği varsa teşekkür etmeyi gerekirse helalleşmeyi kendime vazife edineceğim.Oktay hocam hakkınızı helal edin, size herzaman saygı duydum asla unutmayacağım birisiniz
İşte hayatta ki en büyük gerçek, bir doğum bir de ölüm.Bu iki kavram kadar hiçbirşey sahici değil.Keşkeler yaşamamak adına kimseyle dargın kalmaya gerek yok,bir gün geliyor ki doğum ve ölüm arasında ki geçen zamanın çok çok kısa olduğunu anlıyor insan.Ben de anacığımı kaybettikten sonra bu durumu daha iyi anladım ne acı.Annem bizim üzülmememiz için sıralı öiümden bahsederdi,güzel ölümden bahsederdi.Ben şunu bilir şunu söylerim doğum beyaz,ölüm siyah.Yaşamın her anı bir beyaz bir siyah değilmidir zaten......
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder