8 Eylül 2010 Çarşamba
Bayram, oğlum, İstanbul.....
Tam üç ay oldu ben oğluşuma sıkı sıkı sarılmadım. Nasıl özlemişim anlatamam. Beni havaalanından aldı,sahilden doğru eve. Evde Sercan ve Özgür vardı biraz lafladık Çin gezisi fotoğraflarımizi izledik keyifliydi.Gündüz Döndü gelmiş ev gene pırıl pırıl dolaptada yemek vardı içim rahatlıyor. Benden uzakta sanki aç geziyormuş hissine engel olamıyorum. Gece rahat uyudum sabah ezan sesi uyandırdı oğluş salonda uyumuş kalmış onu odaya yatırdım gene kesik kesik uyudum. Saat on buçuk gibi kalktım kahvaltılık yumurta, domates, peynir, meyve suyu aldım. İzmir'den boyoz getirmiştim onları keyifle yedik. Kahvaltı sonrası salonda L koltukta yayıldık uyukladık. En önemlisi benim için paylaşılması gereken konular vardı paylaştık. Yani ben eteğimdeki taşları döktüm. Zor muydu hayır, üstümden koca bir dağ kalktı... İyi ki gelmişim, iyi ki biraradayız hayat herşeye rağmen çoookkk güzel....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Evet oğluşum çok haklı yine kaygılanacak bişiler buluyorum ya pes yani. Bu güne kadar görmediğim sevgi selinden şımarıp dururken nereden...
-
Yeni yıla uykuda girdim,12'de aramasını beklediklerim erken arayınca ben 12'de tosur tosur uyuyordum.Yeni yılda zinde bir şekilde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder